Yayın6 Ekim 2026

Anlaşmalı Boşanma Protokolü ve Hâkim Onayı

Yazar —

Anlaşmalı boşanma, tarafların her konuda uzlaştığı hâllerde tek duruşmada sonuçlanabilen bir yoldur. Bu hız, işin kolay olduğu izlenimi yaratır ve çoğu kişi internetten indirdiği matbu bir protokolü imzalayıp mahkemeye sunar.

Sorun, protokolün boşanmayla birlikte hükme geçmesi ve o andan itibaren tarafları bağlayan bir belgeye dönüşmesidir. Aşağıda kanunun aradığı iki geçit, hâkimin protokol üzerindeki yetkisi, nafaka ve mal rejimi maddelerindeki tipik boşluklar ile çocukla kişisel ilişkinin nasıl yazılması gerektiği açıklanmıştır.

Kanunun aradığı iki geçit

  • Bir yıllık evlilik. Anlaşmalı boşanma yoluna gidilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m. 166/3). Bu süre dolmadan açılan dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılamaz.
  • Tarafların bizzat dinlenmesi. Hâkimin, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi şarttır (TMK m. 166/3). Taraflar vekille temsil ediliyor olsa dahi duruşmada bizzat hazır bulunmaları aranır; protokolü imzalayıp duruşmaya gitmemek, davanın anlaşmalı olarak sonuçlanmasını engeller.

Hâkim protokolü değiştirebilir

Hâkimin, boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkında taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur (TMK m. 166/3).

Aynı fıkranın son cümlesi uyarınca, bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı kuralı uygulanmaz. Yani protokol, hâkimin önüne yalnızca bilgi olarak gelmez; incelenir, gerekirse değiştirilir ve ancak uygun bulunduğunda hükme geçer.

Nafakada iki ayrı kalem karıştırılıyor

  • Yoksulluk nafakası eş içindir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir; yükümlünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026'da TMK m. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir; iptal, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir ve bu süre dolana kadar mevcut hüküm uygulanmaya devam eder.
  • İştirak nafakası çocuk içindir. Velâyet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3).
  • Şablonlarda bu iki kalem çoğu zaman tek bir rakam olarak yazılır. Sonuç infaz aşamasında ortaya çıkar: çocuk ergin olduğunda iştirak nafakası sona erer, ancak tek kalem yazıldığı için eşe ödenen kısmın ne kadar olduğu belirlenemez.
  • Yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m. 176/3). Malî durumların değişmesi hâlinde artırım veya azaltım istenebilir (TMK m. 176/4).
  • Protokolde nafakadan feragat edildiğinde bu hak geri alınamaz. Süresiz talep edilebilecek bir hakkın bilinmeden terk edilmesi, şablon kullanımının en pahalı sonucudur.

Nafaka türlerinin şartları, miktarın nasıl belirlendiği ve nafakanın ne zaman sona erdiği Nafaka Türleri ve Şartları yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

“Başkaca talebim yoktur” cümlesi neyi kapsar?

Taslaklara yazılan “maddi ve manevi başkaca talebim yoktur” türünden ifadeler, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre yalnızca boşanmanın ferileri olan maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174) ile yoksulluk nafakasını (TMK m. 175) kapsar. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı bağımsız bir alacaktır; protokolde açıkça feragat edilmedikçe bu hak saklı kalır.

  • Yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202). Boşanmada rejim, dava tarihinde sona erer (TMK m. 225/2).
  • Tasfiyede iki ayrı talep doğar: değer artış payı (TMK m. 227) ve artık değerin yarısı üzerindeki katılma alacağı (TMK m. 236/1).
  • Protokolde ya tasfiyenin nasıl yapıldığı kalem kalem gösterilmeli, ya da feragat ediliyorsa bu açıkça yazılmalıdır: “edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı ve değer artış payı taleplerimden feragat ediyorum” gibi.
  • Zamanaşımında ikili bir ayrım vardır. Boşanmanın ferileri olan nafaka ve tazminat talepleri, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Mal rejiminin tasfiyesinden doğan talepler ise bağımsız alacak niteliğinde olduğundan, kararın kesinleşmesinden itibaren on yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m. 146).

Çocukla kişisel ilişki ölçülebilir yazılmalıdır

Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur (TMK m. 182/3). Protokoldeki düzenleme hükme geçtiğinde icra edilebilir bir karara dönüşür; bu nedenle her satırın başlangıç saati, bitiş saati ve teslim yeri içermesi gerekir. Aşağıdaki karşılaştırma, aynı iradenin iki farklı yazımını gösterir:

DönemŞablonlardaki muğlak yazımÖlçülebilir yazım örneği
Hafta sonuHafta sonları babadaHer ayın 1. ve 3. haftası cumartesi 10.00 - pazar 17.00
Yarıyıl tatiliYarıyıl tatilindeHer yıl 1 Şubat 10.00 - 8 Şubat 17.00
Yaz tatiliYaz aylarındaHer yıl 1 Temmuz 10.00 - 31 Temmuz 17.00
Dinî bayramBayramların ikinci günüRamazan ve Kurban bayramının 2. günü 10.00 - 3. günü 17.00
Özel günÖzel günlerdeÇocuğun doğum gününde 14.00 - 20.00
Teslim yeriyazılmamışTeslim ve iade, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu adreste yapılır

Protokol ne zaman uygulanabilir hâle gelir?

  • Hâkim tarafından uygun bulunup hükme geçirilen protokol, kararın kesinleşmesiyle birlikte uygulanabilir hâle gelir. Nafaka ve tazminat kalemleri ilamlı icra yoluyla takip edilebilir.
  • Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam ve tedbir kararları ise icra dairelerinden alınmıştır. Bu kararlar, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri (müdürlük bulunmayan yerlerde Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü) eliyle yerine getirilir (5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A ve devamı; bu hükümler 7343 sayılı Kanunla eklenmiştir).
  • Müdürlüğün işlem yapabilmesi, kararın hangi gün, hangi saat aralığında ve nerede uygulanacağının belirli olmasına bağlıdır. Muğlak yazılmış bir kişisel ilişki maddesi, karar elde olsa bile uygulanamaz.

Dava nerede açılır?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetki bakımından eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir (TMK m. 168).

  • Kadıköy, Ataşehir, Üsküdar, Ümraniye ve Anadolu yakasının diğer ilçelerinde oturanlar bakımından İstanbul Anadolu Adliyesi aile mahkemeleri
  • Şişli, Beşiktaş, Beyoğlu, Kâğıthane ve Sarıyer bakımından İstanbul Adliyesi aile mahkemeleri
  • Bakırköy, Bahçelievler ve Küçükçekmece bakımından Bakırköy Adliyesi; Beylikdüzü, Esenyurt ve Silivri bakımından Büyükçekmece Adliyesi
  • Kocaeli, Gebze ve Sakarya'da oturanlar bakımından ilgili adliyelerin aile mahkemeleri
  • Eşler ayrı illerde yaşıyorsa, son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer de yetkilidir; bu kural özellikle biri memleketine dönmüş çiftlerde belirleyici olur

Miras ve tereke uyuşmazlıkları için Mirasın Reddi yazımızı, aile ve miras hukukunun tamamı için Aile ve Miras Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Dava süreçleri ve hukuki danışmanlık talepleriniz için iletişim formumuz üzerinden bilgi iletebilir veya Kadıköy'deki büromuzdan randevu oluşturabilirsiniz.

Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.

Sık Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma yoluna gidilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m. 166/3). Bu süre dolmadan açılan dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılamaz. Ayrıca hâkimin, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi şarttır; taraflar vekille temsil ediliyor olsa dahi duruşmada bizzat hazır bulunmaları aranır.

Olmaz. TMK m. 166/3 hâkimin tarafları bizzat dinlemesini aradığından, protokolü imzalayıp duruşmaya katılmamak davanın anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanmasını engeller. Vekil aracılığıyla temsil bu şartın yerine geçmez. Taraflardan biri duruşmaya gelmezse dosya anlaşmalı boşanma olarak karara bağlanamaz.

Evet. Hâkimin, boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkında taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması gerekir; tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur (TMK m. 166/3). Aynı fıkra uyarınca bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı kuralı uygulanmaz.

Hayır. Yoksulluk nafakası eş içindir: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla süresiz olarak isteyebilir ve yükümlünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026'da TMK m. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir; iptal, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir ve bu süre dolana kadar mevcut hüküm uygulanmaya devam eder. İştirak nafakası ise çocuk içindir; velâyet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3). Şablonlarda iki kalemin tek rakam olarak yazılması, çocuk ergin olduğunda hangi kısmın devam edeceğinin belirlenememesine yol açar.

Hayır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre bu ifade yalnızca boşanmanın ferileri olan maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174) ile yoksulluk nafakasını (TMK m. 175) kapsar. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı bağımsız bir alacak olduğundan, protokolde açıkça "edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı ve değer artış payı taleplerimden feragat ediyorum" yazılmadıkça bu hak saklı kalır. Zamanaşımı bakımından da ayrım vardır: nafaka ve tazminat talepleri bir yıl (TMK m. 178), mal rejimi tasfiyesi talepleri on yıl (TBK m. 146) içinde ileri sürülür.

Her satır başlangıç saati, bitiş saati ve teslim yeri içermelidir. Hafta sonları babada ya da bayramların ikinci günü gibi ifadeler uygulanabilir değildir. Bunun nedeni yalnızca anlaşmazlık riski değildir: çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam ve tedbir kararları artık icra dairelerince değil, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri (müdürlük bulunmayan yerlerde Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü) eliyle yerine getirilmektedir (5395 sayılı Kanun m. 41/A ve devamı). Müdürlüğün işlem yapabilmesi, kararın günü, saat aralığı ve yeri bakımından belirli olmasına bağlıdır.