Çalışma Alanlarımız
AYM ve AİHM Başvuruları
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuru, olağan kanun yolları tükendikten sonra işleyen olağanüstü yollardır. İkisi de bir üst derece mahkemesi değildir; dosyanın esası yeniden görülmez, yalnızca temel bir hakkın ihlal edilip edilmediği denetlenir.
Aşağıda iki başvuru yolunun koşullarını, sürelerini, hangi mercilere yapıldığını ve sık sorulan soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru nasıl yapılır?
- Kapsam. Anayasa'da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile ek protokollerinde yer alan temel hak ve özgürlüklerden birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla yapılır.
- İç hukuk yollarının tüketilmesi. Başvurudan önce olağan kanun yollarının tamamı tüketilmiş olmalıdır; istinaf ya da temyiz aşaması sonuçlanmadan yapılan başvurular kabul edilemez bulunur.
- Süre. Başvuru, nihai kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılır. Haklı bir mazeret nedeniyle süre kaçırılmışsa mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeret belgelenerek başvurulabilir.
- Şekil. Başvuru, Anayasa Mahkemesi'nin belirlediği form doldurularak yapılır. İhlalin hangi hak bakımından ve nasıl gerçekleştiği somut olarak açıklanır, dayanak kararlar ve belgeler eklenir.
- Kabul edilebilirlik. Süre, iç hukuk yollarının tüketilmiş olması, konu ve kişi bakımından yetki ile başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmaması incelenir. Bu aşamayı geçmeyen başvurular esastan değerlendirilmez.
Bireysel başvuruda en sık hangi hatalar yapılır?
Bireysel başvuruların önemli bir kısmı esasa girilmeden, usule ilişkin nedenlerle kabul edilemez bulunur. Aşağıdaki noktalar başvurudan önce ayrıca kontrol edilmelidir:
- Sürenin başlangıcı. Nihai karar UYAP veya e-Tebligat üzerinden tebliğ edilmişse, tebligat elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Kararın UYAP'ta görülmesi ile tebliğ tarihi arasındaki fark, otuz günlük sürenin hesabında belirleyicidir.
- İddianın önceden dile getirilmesi. Anayasa Mahkemesi, ihlal iddiasının öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmüş olmasını arar. İstinaf ve temyiz dilekçelerinde temel hak ihlali iddiasına yer verilmemesi, başvurunun kabul edilemezliğine yol açabilir.
- Form ve ekler. Başvuru resmî form kullanılarak yapılır; açıklama bölümleri sayfa sınırlarına tabidir. İlk derece, istinaf ve temyiz kararlarının, kanun yolu dilekçelerinin ve tebliğ belgesinin eklenmesi gerekir. Eksiklik tespit edilirse tamamlanması için on beş gün süre verilir.
- Harç ve vekâletname. Başvuru harcı yatırılmalı ve avukatla yapılan başvurularda vekâletname eklenmelidir.
Sürenin hesabına ilişkin ayrıntılar için AYM Bireysel Başvuru: Otuz Günlük Süre ve UYAP Tuzağı yazımıza bakabilirsiniz.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuru nasıl yapılır?
- Ön koşul. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru, Türkiye bakımından kural olarak tüketilmesi zorunlu, etkili bir iç hukuk yoludur; Strazburg'a gitmeden önce bu yolun tüketilmiş olması aranır. Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikâyetlerde ise Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonu'na başvuru ayrı bir iç hukuk yolu olarak öngörülmüştür.
- Süre. Başvuru, iç hukuktaki nihai kararın verilmesinden itibaren dört ay içinde yapılır.
- Şekil. Başvuru, Mahkeme'nin resmî başvuru formu doldurularak ve dayanak belgelerle birlikte posta yoluyla yapılır; formun eksik doldurulması başvurunun kaydedilmemesine yol açar.
- Kabul edilebilirlik. Süre, iç hukuk yollarının tüketilmesi, mağdur sıfatı, önemli bir zarara uğramış olma ve başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmaması ölçütleri incelenir.
- Sonuç. İhlal kararı verilmesi hâlinde adil tazmin ödenmesine hükmedilebilir; kararların yerine getirilmesi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin denetimindedir.
Acil durumlarda tedbir talep edilebilir mi?
Her iki yolda da, başvurunun sonuçlanmasını beklemenin telafisi imkânsız bir zarara yol açacağı hâllerde tedbir talep edilebilir.
- Anayasa Mahkemesi. Başvurucunun yaşamına, maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğu hâllerde, gerekli gördüğü tedbirlere resen veya talep üzerine karar verebilir. Tedbir talepleri çoğunlukla sınır dışı etme ve sağlık sorunları bulunan tutuklular gibi dosyalarda gündeme gelir.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Mahkeme İçtüzüğü'nün 39. kuralı uyarınca, yakın ve telafisi imkânsız zarar riski bulunan istisnai durumlarda geçici tedbir kararı verebilir.
Tedbir taleplerinde tehlikenin somut belgelerle gösterilmesi, talebin kabulü bakımından belirleyicidir. Sınır dışı dosyaları için Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
İhlal kararından sonra ne olur?
İhlal kararı, başvurucunun durumunu kendiliğinden değiştirmez; kararın sonuçlarının ortadan kaldırılması için ayrıca yeniden yargılama talebinde bulunulması gerekir.
- Anayasa Mahkemesi kararları. İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir (6216 sayılı Kanun m. 50).
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları. AİHM'in kesinleşmiş ihlal kararı, ceza ve hukuk yargılamalarında yargılamanın yenilenmesi sebebidir (CMK m. 311, HMK m. 375). Yeniden yargılama talebi, kanunda öngörülen süre içinde yapılmalıdır.
- Tazminat. Her iki mahkeme de ihlal nedeniyle uğranılan zarar için tazminata hükmedebilir.
Ayrıntılar için AYM İhlal Kararının İcrası ve Yeniden Yargılama yazımıza bakabilirsiniz.
Makul sürede yargılanma şikâyetleri: Tazminat Komisyonu
Yargılamanın makul sürede tamamlanmaması ve mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edilmesi gibi şikâyetler bakımından, 6384 sayılı Kanun'la Adalet Bakanlığı bünyesinde Tazminat Komisyonu kurulmuştur. Bu şikâyetlerde Anayasa Mahkemesi'ne başvurmadan önce Komisyon'a başvurulması gerekir; Komisyon kararlarına karşı, tebliğden itibaren on beş gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir (6384 sayılı Kanun).
Hangi işlemleri yürütüyoruz?
- Bireysel başvuru formunu hazırlamak ve başvuruyu süresi içinde yapmak
- İhlal iddiasını Anayasa ve Sözleşme hükümleriyle eşleştirerek gerekçelendirmek
- Kabul edilebilirlik koşulları bakımından dosyayı başvurudan önce değerlendirmek
- Tedbir taleplerini hazırlamak ve sunmak
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvuru formunu ve eklerini hazırlayarak başvuruyu yapmak
- Hükümet görüşlerine karşı beyanları ve adil tazmin taleplerini sunmak
- Dostane çözüm ve tek taraflı deklarasyon süreçlerini yürütmek
- İhlal kararı sonrasında yeniden yargılama taleplerini takip etmek
Takip ettiğimiz başvuru türleri
- Adil yargılanma hakkı: makul sürede yargılanma, gerekçeli karar hakkı, silahların eşitliği, hukuka aykırı delil
- Kişi hürriyeti ve güvenliği: tutuklamanın hukukiliği, tutukluluk süresinin makul olmaması, gözaltı işlemleri
- İfade ve basın özgürlüğü: içerik kaldırma ve erişim engelleme kararları, disiplin ve ceza yaptırımları
- Özel hayata ve aile hayatına saygı: kişisel verilere ilişkin ihlaller, velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıkları
- Mülkiyet hakkı: kamulaştırmasız el atma, imar kaynaklı kısıtlamalar, kesinleşmiş alacakların ödenmemesi
- Etkili başvuru hakkı: ihlal iddiasını inceleyecek etkili bir iç hukuk yolunun bulunmaması
İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'da verilen kararlar bakımından başvurular nereye yapılır?
Bu iki yol bir üst derece incelemesi değildir; dosyanın esası yeniden görülmez. Bu nedenle süreç, ihlalin hangi karar ve hangi işlemle doğduğunun somut biçimde gösterilmesine dayanır ve başvuru dilekçesi bu eksende kurulur.
- Bireysel başvurular Anayasa Mahkemesi'ne; doğrudan ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla
- İstanbul Anadolu Adliyesi, İstanbul Adliyesi ile Kocaeli, Gebze ve Sakarya adliyelerinde verilen nihai kararlar bakımından aynı usul; başvuru bu adliyelerdeki herhangi bir mahkeme aracılığıyla da yapılabilir
- İstinaf aşaması bakımından İstanbul ve Sakarya bölge adliye mahkemelerinin, idari yargıda ise İstanbul ve Bursa bölge idare mahkemelerinin kararları
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvuruları Strazburg'daki Mahkeme'ye posta yoluyla
- İhlal kararı sonrasında yeniden yargılama talepleri, kararı veren ilk derece mahkemesine
Ceza yargılamasından doğan ihlal iddiaları için Ceza Hukuku, içerik kaldırma ve erişim engelleme kararları için Bilişim Hukuku sayfalarımıza da bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- AYM Bireysel Başvuru: Otuz Günlük Süre ve UYAP Tuzağı
- AYM İhlal Kararının İcrası ve Yeniden Yargılama
- Sınır Dışı (Deport) Kararına İtiraz: Yedi Günlük Süre
- Unutulma Hakkı: Google Sonuçlarından Çıkarılma
İstanbul Anadolu Yakası, Kocaeli veya Sakarya'daki mahkemelerce verilmiş bir karar hakkında bireysel başvuru ya da AİHM başvurusu değerlendirmesi için iletişim sayfamızı kullanabilir veya Kadıköy'deki büromuzdan randevu oluşturabilirsiniz. Başvuru süreleri kısa olduğundan nihai kararın tebliğ tarihini de bildirmeniz önem taşır.
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.
Sık Sorulan Sorular
Başvuru, nihai kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılır. Haklı bir mazeret nedeniyle bu süre kaçırılmışsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeret belgelenerek başvurulabilir. Süre hak düşürücüdür; geçirilmesi hâlinde başvuru kabul edilemez bulunur.
Hayır. Bireysel başvuru olağanüstü bir yoldur ve olağan kanun yollarının tamamının tüketilmiş olmasını gerektirir. İstinaf ya da temyiz aşaması devam ederken yapılan başvurular bu nedenle kabul edilemez bulunur. Yalnızca somut olayda etkili olmadığı ortaya konulabilen yollar bakımından tüketme koşulu tartışılabilir.
Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verdiğinde, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmeder. Gerekli görülen hâllerde dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir ve mahkeme ihlal kararının gereğini yerine getirir. Yeniden yargılamanın hukuki yarar sağlamayacağı hâllerde ise tazminata hükmedilebilir.
Bireysel başvuru harca tabidir ve formun eksiksiz doldurulması gerekir; ödeme gücü bulunmayanlar adli yardım talebinde bulunabilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruda ise harç alınmaz. Buna karşılık belgelerin usulüne uygun sunulmaması başvurunun kaydedilmemesine yol açar.
Süre, iç hukuktaki nihai kararın verilmesinden itibaren dört aydır. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru kural olarak tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olduğundan, bu süre çoğunlukla Anayasa Mahkemesi kararından sonra işlemeye başlar. Makul sürede yargılanma şikâyetlerinde ise önce Tazminat Komisyonu'na başvurulması gerekebilir. Sürenin kaçırılması başvurunun kabul edilemez bulunmasına yol açar.
Başvurunun yapıldığı ilk aşamada temsil zorunlu değildir. Ancak başvuru Hükümet'e bildirildikten sonraki yazılı aşamada, Mahkeme aksine karar vermedikçe temsil aranır. Kabul edilebilirlik koşullarının baştan doğru kurulması bakımından hazırlık aşamasında hukuki destek alınması yaygın bir tercihtir.
Süre; dosyanın niteliğine, benzer başvuruların sayısına ve önceliklendirme ölçütlerine göre değişir. Tutukluluk gibi kişi hürriyetine ilişkin başvurular öncelikli olarak incelenebilir. Bu değişkenler nedeniyle başvuru sırasında bir süre öngörülmesi mümkün değildir.
Anayasa Mahkemesi ihlal kararında, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için gerekeni belirtir ve koşulları varsa tazminata hükmeder. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ihlal tespit ettiğinde adil tazmin ödenmesine karar verebilir; kararın yerine getirilmesi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin denetimindedir. Her iki hâlde de karar, ihlale yol açan uygulamanın değiştirilmesi bakımından sonuç doğurabilir.
Evet. Başvurucunun yaşamına, maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğu hâllerde Anayasa Mahkemesi resen veya talep üzerine tedbire karar verebilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de İçtüzüğünün 39. kuralı uyarınca, yakın ve telafisi imkânsız zarar riski bulunan istisnai durumlarda geçici tedbir kararı verebilir.