Çalışma Alanlarımız

Ceza Hukuku

Ceza yargılaması, bir suç şüphesinin ortaya çıktığı andan kararın kesinleşmesine kadar süren ve her aşamasının kendi süreleri ile usul kuralları olan bir süreçtir. Büromuz bu sürecin soruşturma ve kovuşturma evrelerinde müdafilik ile katılan (mağdur) vekilliği yürütmektedir.

Ceza avukatının rolü, şüpheli veya sanık için müdafilik, suçtan zarar gören için ise vekillik olarak ortaya çıkar. Her iki durumda da ilk hafta içinde atılan adımlar, dosyanın sonraki seyrini çoğu zaman belirler. Aşağıda sürecin nasıl işlediğini, hangi aşamada hangi başvurunun yapılabildiğini ve sık sorulan soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.

Ceza yargılaması hangi aşamalardan oluşur?

  • Soruşturma evresi. Cumhuriyet başsavcılığının suç şüphesini öğrenmesiyle başlar; delil toplama, ifade alma ve tedbir kararları bu evrede yer alır. Evre, iddianamenin kabulü ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) ile kapanır.
  • Kovuşturma evresi. İddianamenin kabulüyle başlar; duruşmalar yapılır, deliller tartışılır ve hüküm kurulur.
  • İstinaf. İlk derece mahkemesi hükmüne karşı bölge adliye mahkemesine yapılan başvurudur. Süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır (CMK m. 273).
  • Temyiz. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı Yargıtay'a yapılan başvurudur; kanunun temyize açık tuttuğu hâllerle sınırlıdır. Süre, kararın gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 291).
  • Bireysel başvuru. Olağan kanun yolları tükendikten sonra, adil yargılanma hakkı gibi anayasal bir hakkın ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulabilir. Başvuru süresi ve usulü için AYM Bireysel Başvuru: Otuz Günlük Süre ve UYAP Tuzağı yazımıza bakabilirsiniz.

Gözaltı ve ilk ifade aşamasında hangi haklar vardır?

Soruşturmanın ilk saatleri, dosyanın ilerleyen aşamalarını çoğu zaman belirler. Kolluk veya savcılıkta verilen ilk ifade, sonradan açıklanması güç bir delil niteliği kazanabilir. Bu nedenle şüphelinin kanundan doğan haklarını bilmesi önem taşır.

  • Susma hakkı. Şüpheli, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkına sahiptir ve bu hak kendisine ifade alınmadan önce hatırlatılmalıdır (CMK m. 147).
  • Müdafi yardımı. Soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında avukatın şüpheli ile görüşme, ifade alma sırasında yanında bulunma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz (CMK m. 149).
  • Zorunlu müdafilik. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ve şüphelinin çocuk ya da kendini savunamayacak derecede malul olduğu hâllerde, talep aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m. 150).
  • Gözaltı süresi. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Toplu suçlarda bu süre, Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle her defasında bir günü geçmemek üzere en çok üç gün uzatılabilir (CMK m. 91).
  • Yakınlara haber verilmesi. Gözaltına alınan kişinin durumu, kendisinin belirleyeceği bir yakınına gecikmeksizin bildirilir (CMK m. 95).
  • Gözaltına itiraz. Gözaltı kararına ve gözaltı süresinin uzatılmasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir; hâkim başvuruyu yirmi dört saat içinde sonuçlandırır (CMK m. 91/5).

Tutuklama ve adli kontrol kararlarına nasıl itiraz edilir?

Tutuklama, ceza yargılamasında başvurulan en ağır koruma tedbiridir. Kanun bu tedbiri, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve kaçma ya da delilleri karartma tehlikesi gibi bir tutuklama nedeninin bulunmasına bağlar (CMK m. 100). Tutuklamanın ölçülü olmadığı durumlarda yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza verme veya konutu terk etmeme gibi adli kontrol tedbirleri uygulanabilir (CMK m. 109).

  • İtiraz mercii. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına karşı itiraz, aynı yargı çevresinde sırada bulunan diğer sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK m. 268).
  • Salıverilme talebi. Tutuklu kişi, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir; bu talep hakkında gerekçeli karar verilir (CMK m. 104).
  • Periyodik inceleme. Soruşturma evresinde tutukluluğun devam edip etmeyeceği, en geç otuzar günlük sürelerle sulh ceza hâkimince incelenir (CMK m. 108).
  • Adli kontrolün değiştirilmesi. Uygulanan adli kontrol yükümlülüğünün kaldırılması veya daha hafif bir tedbirle değiştirilmesi, koşulların değiştiği her aşamada talep edilebilir.

Suç mağdurları için süreç nasıl işler?

Suçtan zarar gören kişi, soruşturma evresinde şikâyetçi, kovuşturma evresinde ise davaya katılan sıfatıyla sürece dahil olur. Mağdur vekilliği; delillerin zamanında sunulması, bilirkişi incelemesinin takibi ve karar sonrası kanun yollarının kullanılması bakımından önem taşır.

  • Şikâyet süresi. Şikâyete bağlı suçlarda, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunulmalıdır; bu süre geçirilirse soruşturma yapılamaz (TCK m. 73).
  • Uzlaştırma. Kanunda sayılan bazı suçlarda dosya uzlaştırma aşamasından geçer. Uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma evresinde ise düşme kararı verilir (CMK m. 253-254).
  • KYOK'a itiraz. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı, süresi içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m. 173).
  • Tazminat. Suçtan doğan maddi ve manevi zararın giderilmesi için ceza yargılamasından ayrı olarak hukuk mahkemesinde dava açılabilir.

HAGB, erteleme ve seçenek yaptırımlar

Mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, cezanın sonuçlarını doğrudan etkileyen farklı kurumlar gündeme gelir. Hangisinin uygulanabileceği suçun türüne, cezanın miktarına ve sanığın adli sicil kaydına göre değişir.

  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB). İki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına hükmedilen hâllerde uygulanabilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir (CMK m. 231). 7499 sayılı Kanun'la 1 Haziran 2024'ten itibaren HAGB kararlarına karşı istinaf yolu açılmıştır.
  • Hapis cezasının ertelenmesi. İki yıl veya daha az süreli hapis cezası, kanundaki koşullar varsa ertelenebilir. Bu üst sınır, suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler için üç yıldır (TCK m. 51).
  • Seçenek yaptırımlar. Bir yıl veya daha az süreli kısa süreli hapis cezası; adli para cezasına ya da kamuya yararlı bir işte çalıştırma gibi seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m. 50).
  • Adli sicil kaydı. Kesinleşen mahkûmiyetlerin adli sicilden silinmesi ve arşiv kaydının silinmesi, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'ndaki koşullara bağlıdır.

Soruşturma evresinde hangi işlemleri yürütüyoruz?

  • Kolluk ve savcılık ifadeleri ile sulh ceza hâkimliği sorgusunda müdafi olarak hazır bulunmak
  • Gözaltı kararına ve gözaltı süresinin uzatılmasına itiraz etmek
  • Tutuklama kararına itiraz ve adli kontrol tedbirlerinin değiştirilmesi ya da kaldırılması taleplerini hazırlamak
  • Dosyaya delil ve tanık listesi sunmak, bilirkişi raporlarına itiraz etmek
  • Kısıtlama kararı bulunan dosyalarda inceleme yetkisi kapsamında dosyayı takip etmek
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz dilekçesi hazırlamak
  • Şikâyet ve suç duyurusu dilekçelerini düzenlemek, mağdur adına delil sunmak

Kovuşturma evresinde hangi işlemleri yürütüyoruz?

  • Duruşmalarda savunma yapmak, tanık dinletmek ve tanıklara soru yöneltmek
  • Esas hakkında savunmayı ve yazılı beyanları hazırlamak
  • Katılan vekili sıfatıyla duruşmalara katılmak ve şikâyeti takip etmek
  • Tahliye taleplerini ve tutukluluğun devamı kararlarına itirazları sunmak
  • Erteleme, seçenek yaptırımlar ve infaza ilişkin talepleri değerlendirmek
  • İstinaf ve temyiz dilekçelerini süresinde hazırlayıp sunmak
  • Adli sicil ve arşiv kaydının silinmesine ilişkin başvuruları yapmak

Takip ettiğimiz dosya türleri

  • Kişilere karşı suçlar: kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali
  • Malvarlığına karşı suçlar: hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, mala zarar verme
  • Bilişim alanında işlenen suçlar: bilişim sistemine hukuka aykırı erişim, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, nitelikli dolandırıcılık. Ayrıntılar için Bilişim Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
  • Ekonomi ve ticaret alanındaki suçlar: karşılıksız çek, resmî belgede sahtecilik, vergi kaçakçılığı
  • Trafik ve iş kazası kaynaklı suçlar: taksirle öldürme ve yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
  • Kamu idaresine karşı suçlar: görevi kötüye kullanma, rüşvet, irtikâp

İstanbul Anadolu Yakası, Kocaeli ve Sakarya'da ceza dosyaları hangi adliyelerde görülür?

Büromuz Kadıköy'de bulunmakla birlikte, ceza yargılamasında yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yere göre belirlenir. Bu nedenle dosyanın hangi adliyede görüleceğinin başlangıçta netleştirilmesi gerekir. Dosyalar UYAP üzerinden takip edilir ve duruşmalara bizzat katılım sağlanır.

İstanbul Anadolu Yakası'nda ceza yargılaması

Kadıköy, Ataşehir, Üsküdar, Maltepe ve Kartal gibi Anadolu Yakası ilçelerinde işlendiği iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar kural olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür. Kovuşturma, Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'nde bulunan asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde görülür. Avrupa Yakası'ndaki dosyalar ise İstanbul Adliyesi'ndedir. İstanbul'daki mahkemelerin kararlarına karşı istinaf incelemesi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerince yapılır.

Kocaeli'de ceza yargılaması

İzmit ve çevre ilçelerdeki dosyalar Kocaeli Adliyesi'nde, Gebze ve çevresindeki dosyalar Gebze Adliyesi'nde görülür. Sanayi yoğunluğu nedeniyle bu bölgede iş kazalarından kaynaklanan taksirle yaralama ve taksirle öldürme soruşturmaları ayrı bir önem taşır; bu dosyalarda kusur oranını belirleyen iş güvenliği bilirkişi raporu çoğu zaman belirleyicidir. İş kazasının hukuki boyutu için İş Kazasında Süreler: SGK Bildirimi ve Tazminat Zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Sakarya'da ceza yargılaması

Adapazarı'ndaki Sakarya Adliyesi ile ilçe adliyelerinde görülen dosyalarda ilk derece yargılaması asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde yapılır. Kocaeli ve Sakarya'da verilen kararlara karşı istinaf başvuruları Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi'ne yapılır; bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolu açıksa dosya Yargıtay'a gönderilir.

İlgili makaleler

İstanbul Anadolu Yakası, Kocaeli veya Sakarya'da görülen bir ceza dosyanız hakkında bilgi iletmek için iletişim sayfamızı kullanabilir ya da Kadıköy'deki büromuzdan randevu oluşturabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru süreçleri için AYM ve AİHM Başvuruları sayfamıza da göz atabilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.

Sık Sorulan Sorular

Yakalanan kişiye yakalama sebebi ve hakları derhâl bildirilir. Kişi müdafi yardımından yararlanabilir; müdafi seçebilecek durumda değilse istem üzerine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Yakınlarına haber verilmesini isteyebilir ve susma hakkını kullanabilir. Gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saati aşamaz; toplu işlenen suçlarda bu süre uzatılabilir.

Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 268). İtiraz dilekçesi kararı veren hâkimliğe ya da mahkemeye verilir; incelemeyi kanunda gösterilen bir başka hâkimlik veya mahkeme yapar. İtiraz süresinden bağımsız olarak, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında tahliye talebinde bulunulması da mümkündür.

İlk derece mahkemesi hükmüne karşı istinaf başvurusu, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m. 273). Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi de kararın gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 291). Bu süreler 7499 sayılı Kanun'la 1 Haziran 2024'ten itibaren uygulanmaktadır. Süreler kaçırıldığında karar kesinleşir ve olağan kanun yolu kapanır.

HAGB, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmaması ve denetim süresi sonunda davanın düşmesini sağlayan bir kurumdur. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları sonrası mevzuatta yapılan yeni düzenlemeler ışığında; suçun işlendiği tarih, cezanın üst sınırı ve yasal şartların oluşup oluşmadığı, her somut dosya özelinde mahkeme tarafından ayrıca değerlendirilmektedir.

Yalnızca takibi şikâyete bağlı suçlarda vazgeçme davanın düşmesine yol açar; basit yaralama, hakaret ve konut dokunulmazlığının ihlali bu suçlara örnektir. Resen soruşturulan suçlarda vazgeçme yargılamayı durdurmaz, yalnızca delil değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Hakkınızda yürütülen bir soruşturma ya da verilmiş bir yakalama kararı bulunup bulunmadığı, vekâletname verilmesi hâlinde UYAP üzerinden ve ilgili adliyeden sorgulanabilir. Kısıtlama kararı bulunan dosyalarda inceleme yetkisi sınırlıdır; bu durumda müdafi, kanunun izin verdiği ölçüde dosyaya erişebilir.

Sanığın yurt dışında bulunması yargılamayı kendiliğinden durdurmaz. Vekâletname ile müdafi görevlendirilerek dosya incelenebilir, savunma sunulabilir ve duruşmadan bağışık tutulma ya da SEGBİS ile katılım talep edilebilir. Öncelikle hakkınızda yakalama kararı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekir.

Süre; dosyadaki sanık ve tanık sayısına, bilirkişi incelemesi yapılıp yapılmadığına, dosyanın başka bir dosyayla birleştirilip birleştirilmediğine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Duruşma aralıkları genellikle iki ile dört ay arasındadır. Bu değişkenler nedeniyle dosyanın başında bir süre ya da sonuç taahhüdünde bulunulması mümkün değildir.