Sınır Dışı (Deport) Kararına İtiraz: Yedi Günlük Süre
Yazar — Av. Şeyma Nur Bulut Karakulle
Sınır dışı etme kararı tebliğ edildiğinde işleyen süre yedi gündür. Bu, Türk idari yargısındaki en kısa dava açma sürelerinden biridir ve 2019 yılında on beş günden yediye indirilmiştir. Tebligat çoğu zaman geri gönderme merkezinde yapıldığından, sürenin işlemeye başladığı an ile avukata ulaşılabilen an arasındaki fark belirleyici olur.
Süresinde dava açılması, sınır dışı işlemini yargılama sonuçlanıncaya kadar durdurur. Ancak bu korumanın fiilen işlemesi için tek başına dava açmak yeterli değildir; kanun, davanın kararı veren makama ayrıca bildirilmesini de öngörür. Bu yazı, yedi günlük sürenin nasıl hesaplandığını, durdurmanın kapsamını, bildirim yükümlülüğünü ve kararın kesinliğini ele almaktadır.
Karar Nasıl Alınır ve Nasıl Tebliğ Edilir?
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m. 53/1 uyarınca sınır dışı etme kararı, Göç İdaresi Başkanlığının talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır. Kararı veren makamın hangi valilik olduğu, sonradan açılacak davada yetkili mahkemeyi de belirler.
YUKK m. 53/2 uyarınca karar, gerekçeleriyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir. Yabancı bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi; kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
Bu iki yükümlülük şekil şartıdır. Kararın gerekçe gösterilmeden tebliğ edilmesi ya da başvuru süresinin ve merciinin bildirilmemesi, Anayasa m. 40'ta düzenlenen etkili başvuru hakkını zedelediğinden, işlemin şekil unsuru yönünden iptal sebebi oluşturur. Bu nedenle dosyada ilk bakılacak belge tebliğ tutanağıdır: tebliğ tarihi, kararın dayandığı bent ve gerekçenin yazılı olup olmadığı buradan tespit edilir.
Yedi Günlük Süre: 2019'da Yarıya İndirildi
YUKK m. 53/3 uyarınca yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Bu süre başlangıçta on beş gündü; 6 Aralık 2019 tarihli 7196 sayılı Kanunla yediye indirilmiştir.
Süre hak düşürücüdür. İYUK m. 8/1 uyarınca tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar; tebliğ günü hesaba katılmaz. İYUK m. 8/2 uyarınca sürenin son günü tatile rastlarsa, süre tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati sonuna kadar uzar.
Adli tatil ayrı bir kural doğurur. İYUK m. 8/3 ve m. 61 uyarınca yedi günlük sürenin son günü 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındaki çalışmaya ara verme dönemine rastlarsa, süre ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır; bu durumda son gün 7 Eylül olur. Yaz aylarında tebliğ edilen kararlarda bu hesap, dava hakkının kaybedilip kaybedilmediğini doğrudan belirler.
Dava Açılması Sınır Dışıyı Durdurur — Artık İstisnasız
YUKK m. 53/3'ün son cümlesi uyarınca, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Koruma yalnızca dava açıldıktan sonra değil, yedi günlük süre işlerken de geçerlidir.
Bu kural bir dönem sebep ayrımına tabi tutulmuştu. 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile fıkraya eklenen ibare; terör örgütü bağlantısı, kamu düzeni veya kamu güvenliği tehdidi ile uluslararası kuruluşlarca tanımlanan terör örgütleriyle ilişki gerekçeleriyle alınan kararları otomatik durdurmanın dışında bırakıyordu.
Bu istisna kaldırılmıştır. 7196 sayılı Kanun, söz konusu ibareyi m. 53/3'ten çıkarmıştır. Bugün sınır dışı etme sebebi ne olursa olsun, süresinde açılan dava işlemi durdurur. Aşağıdaki tablo, kaldırılan düzenleme ile yürürlükteki düzenlemeyi karşılaştırmaktadır.
| Ölçüt | 676 s. KHK Dönemi (2016–2019) | Yürürlükteki Düzenleme (7196 ve 7533 s. K. sonrası) |
|---|---|---|
| Dava açma süresi | Tebliğden itibaren on beş gün | Tebliğden itibaren yedi gün |
| m. 54/1-b, d, k ve m. 54/2 kapsamındakiler | Dava açılması sınır dışı işlemini durdurmazdı | İstisna kaldırıldı; durdurma sebep ayrımı yapılmaksızın uygulanır |
| Terör veya kamu düzeni gerekçeli kararlar | Yargılama sürerken sınır dışı edilebilirdi | Yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemez |
| Değişikliğin dayanağı | — | 7196 sayılı Kanun (06.12.2019) |
| Karar süresi ve kanun yolu | On beş gün; karar kesin | On beş gün, dosyanın tekemmülünden itibaren (7533 s. K.); karar kesin |
Dava Açmak Yetmez: Karar Veren Makama Bildirim
YUKK m. 53/3'ün ikinci cümlesi, uygulamada en çok gözden kaçan yükümlülüğü düzenler: mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir.
Bu cümle bir formalite değildir. Otomatik durdurma kanunda yazılıdır, ancak kararı veren valilik davanın açıldığından haberdar edilmedikçe koruma fiilen işlemez. Dava dosyasının mahkemeye sunulmuş olması, kararı uygulayacak idari birimin bundan aynı gün haberdar olduğu anlamına gelmez. Kanun sizi korur; idarenin haberi olmadan koruma işlemez.
Kanun bildirim için bir şekil şartı öngörmemiştir. Bildirim, kararı veren valiliğe ya da il göç idaresi müdürlüğüne verilecek bir dilekçeyle, kayıtlı elektronik posta yoluyla veya faksla yapılabilir. Önemli olan, davanın açıldığının ve dava numarasının aynı gün kayda girmesidir. Aşağıdaki çizelge, tebliğden itibaren işleyen adımları göstermektedir.
| Aşama | Süre | Yapılması Gereken |
|---|---|---|
| Tebliğ | 0. gün | Tebliğ tarihi, kararın dayandığı bent ve gerekçenin yazılı olup olmadığı tebliğ tutanağından tespit edilir |
| Dava ve bildirim | Mümkünse aynı gün | İdare mahkemesinde iptal davası açılır ve dava numarası kararı veren valiliğe aynı gün bildirilir |
| Sürenin sonu | 7. gün | Süre hak düşürücüdür; son gün adli tatile rastlarsa tatilin bitimini izleyen günden itibaren yedi gün uzar |
| Mahkeme kararı | On beş gün içinde | Başvuru on beş gün içinde sonuçlandırılır; karar kesindir, istinaf ve temyiz kapalıdır |
| Bireysel başvuru | Kesin karardan itibaren 30 gün | Anayasa Mahkemesine tedbir talepli bireysel başvuru yapılabilir |
On Beş Günlük Karar Süresi ve Kararın Kesinliği
YUKK m. 53/3 uyarınca mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin başlangıcı, 30 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren 7533 sayılı Kanunla değiştirilmiştir: on beş gün artık davanın açıldığı tarihten değil, dosyanın tekemmülünden itibaren işler. Ara karar verilmiş veya duruşma yapılması gereken hâllerde süre, bunların tamamlanmasından itibaren hesaplanır. Duruşma yapılıp yapılmayacağı mahkemenin takdirindedir.
Kanun, tekemmülü kendisi tanımlar: savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. Bunun pratik sonucu, on beş günlük sürenin idarenin savunma süresi dolmadan işlemeye başlamamasıdır. Yargılama takvimi yine de idari yargıda alışılmış olandan belirgin biçimde kısadır; dilekçenin ve delillerin ilk sunumda eksiksiz olması bu nedenle önem taşır.
Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. İdare mahkemesinin sınır dışı etme kararına ilişkin hükmüne karşı istinaf ve temyiz yolları kapalıdır. Dosya tek dereceli olarak sonuçlanır; bu da ilk derecede sunulan savunmanın tek savunma olduğu anlamına gelir.
Tebligat Yapılamazsa Dosya İki Ayda Düşer
Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması hâlinde dava dosyası işlemden kaldırılır. Genel kural olarak İYUK m. 26/3, dosyanın yeniden işleme konulması için bir yıllık süre tanır. 7533 sayılı Kanun, sınır dışı etme kararına karşı açılan davalar bakımından bu süreyi iki aya indirmiştir (YUKK m. 53/3).
İki ay içinde yeni adres bildirilerek dosyanın yeniden işleme konulması istenmezse, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Bu aşamada yedi günlük dava açma süresi çoktan dolmuş olacağından yargı yolu fiilen kapanır.
Bu risk, bu dava türünde soyut değildir. Davacı çoğu zaman geri gönderme merkezinde bulunur ve merkezler arasında nakledilebilir; adres değişikliği ihmalden değil fiilî durumdan doğar. Tebligat adresi olarak vekilin adresinin gösterilmesi ve nakil hâlinde mahkemeye derhal bildirimde bulunulması, dosyanın işlemden kaldırılmasının önüne geçer.
Bu düzenlemeler, 30 Kasım 2024 tarihinden sonra açılan davalara uygulanır (6458 sayılı Kanun geçici m. 3). Bu tarihten önce açılmış ve derdest olan dosyalarda önceki usul geçerliliğini korur.
Son Durak: Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru
İdare mahkemesinin kararı kesin olduğundan, olağan kanun yolları bu kararla tükenmiş sayılır. 6216 sayılı Kanun m. 45/2 uyarınca bireysel başvuru için başvuru yollarının tüketilmiş olması gerekir; m. 47/5 uyarınca başvuru, olağan kanun yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır.
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m. 73, başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması hâlinde tedbir kararı verilebileceğini düzenler. Sınır dışı edileceği ülkede ciddi risk bulunduğu ileri sürülen dosyalarda tedbir talebi, bireysel başvuruyla birlikte ve somut delillerle ileri sürülür.
Haklarında Sınır Dışı Kararı Alınamayacak Kişiler
YUKK m. 55, geri göndermeme ilkesini somutlaştırır ve bazı kişiler hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacağını düzenler:
- Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar
- Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler
- Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede söz konusu tedavi imkânı bulunmayanlar
- Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları
- Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları
Bu değerlendirme herkes için ayrı ayrı yapılır. Kişi bu kapsamda değerlendirilirse ülkede kalmasına izin verilebilir veya idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilebilir. Bu nedenle sağlık raporları, tedavi belgeleri ve mağduriyete ilişkin kayıtlar dava dilekçesinin ekinde ilk sunumda yer almalıdır.
Türkiye'yi Terke Davet ve Çıkış İzin Belgesi
YUKK m. 56/1 uyarınca sınır dışı etme kararı alınanlara, kararda belirtilmek kaydıyla, Türkiye'yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır.
Bu süre herkese tanınmaz. Kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere ve kamu düzeni, kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara süre tanınmaz.
Süre tanınan kişilere Çıkış İzin Belgesi verilir ve bu belge için harç alınmaz. Tanınan süre içinde Türkiye'den çıkış yapmayanlar hakkında idari gözetim hükümleri uygulanır.
Görevli Mahkeme, Adli Yardım ve İdari Gözetim
Dava idare mahkemesinde açılır. YUKK'ta yetkili mahkeme ayrıca gösterilmediğinden, İYUK m. 32/1 uyarınca yetkili mahkeme dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
Bunun pratikte sık hata yapılan bir sonucu vardır: yetki, kararı veren valiliğe göre belirlenir; yabancının hâlen nerede bulunduğuna göre değil. İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce alınan bir karardan sonra yabancı başka bir ildeki geri gönderme merkezine sevk edilse dahi dava İstanbul İdare Mahkemelerinde açılır. Kadıköy, Ataşehir veya Ümraniye'de ikamet eden bir yabancı bakımından da kararı veren makam İstanbul Valiliği olduğundan sonuç değişmez. Yanlış yer mahkemesinde açılan dava, yedi günlük süre işlemeye devam ederken yetki yönünden reddedilir.
Avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayanlar için YUKK m. 81 bir yol öngörür: sınır dışı etme kararlarına karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır. Talep, baronun adli yardım bürosuna yapılır.
Sınır dışı etme kararı çoğu zaman idari gözetim kararıyla birlikte gelir. YUKK m. 57 uyarınca idari gözetim süresi altı ayı geçemez; sınır dışı işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması nedeniyle tamamlanamaması hâlinde en fazla altı ay daha uzatılabilir. İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur; başvuru gözetimi durdurmaz ve hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. İki karar ayrı kararlardır ve ayrı mercilerde ayrı sürelerle dava konusu edilir.
Yabancılar hukukundaki ikamet izni, çalışma izni ve vatandaşlık başvurularına ilişkin süreçlerin tamamı için Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Dava süreçleri ve hukuki danışmanlık talepleriniz için iletişim formumuz üzerinden bilgi iletebilir veya Kadıköy'deki büromuzdan randevu oluşturabilirsiniz.
Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.