Yayın9 Ekim 2026

TÜRKPATENT YİDK Kararının İptali Davası: İki Aylık Süre

Yazar —

Marka, patent veya tasarım başvurusu TÜRKPATENT tarafından reddedildiğinde ya da üçüncü bir kişinin itirazı kabul edildiğinde, dosya Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na (YİDK) taşınır. YİDK'nın verdiği karar, Kurum bakımından nihaidir; kurum içinde başvurulabilecek başka bir merci kalmaz. Bu noktadan sonra tek yol yargıdır.

Bu yazı, YİDK kararının iptali davasında sürenin hangi kanunda düzenlendiğini ve ne zaman başladığını, davanın hangi yargı kolunda ve hangi ildeki mahkemede açılacağını, kimlere karşı yöneltileceğini ve hükümsüzlük davasıyla ilişkisini ele alır. Uygulamada dosyaların esasa girilmeden reddedilmesine yol açan üç konu — sürenin dayanağı, kesin yetki ve husumet — ayrı başlıklarda incelenmiştir.

YİDK kararına nasıl gelinir: birbirine karıştırılan iki "iki ay"

Süreç iki aşamalıdır ve her iki aşamada da iki aylık bir süre geçer. Ancak bu süreler farklı kanunlarda düzenlenmiştir, farklı mercilere yöneliktir ve farklı tarihlerden işlemeye başlar.

Kurum içi itiraz aşaması 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 20'de düzenlenmiştir. Kurum kararlarına karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde TÜRKPATENT'e itiraz edilebilir; bu itirazı inceleyen merci YİDK'dır.

YİDK kararı verildikten sonra devreye giren dava süresi ise SMK'da değil, 5000 sayılı Türk Patent ve Marka Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m. 15/C'de düzenlenmiştir. Bu ayrım pratik sonuç doğurur: dava süresi için SMK'nın herhangi bir maddesine yapılan atıf, dayanağı bulunmayan bir atıftır.

ÖlçütKurum içi itirazYİDK kararının iptali davası
Dayanak6769 s. SMK m. 205000 s. Kanun m. 15/C
Başvurulan merciTÜRKPATENT (YİDK)Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Süreİki ayİki ay
BaşlangıçKurum kararının bildirimiYİDK kararının bildirimi
Niteliğiİdari başvuru süresiHak düşürücü süre
Sonraki aşamaYİDK incelemesiİstinaf (Ankara BAM)

İki aylık dava süresi hak düşürücüdür

5000 sayılı Kanun m. 15/C'de öngörülen iki aylık süre hak düşürücü niteliktedir. Bunun üç sonucu vardır.

Süre resen gözetilir. Davalı taraf süre aşımı itirazında bulunmasa, hatta davayı kabul etse dahi mahkeme süreyi kendiliğinden inceler ve süresinde açılmamış davayı reddeder.

Süre durmaz ve kesilmez. Kuruma yapılan yazışmalar, dosyanın yeniden incelenmesi talebi veya başka mercilere yapılan başvurular bu süreyi etkilemez.

Süre bildirimle başlar. Başlangıç, kararın verildiği tarih değil, karar sahibine bildirildiği tarihtir. Bildirim çoğunlukla Kurumun elektronik tebligat kanalı üzerinden yapıldığından, başvuru sahibinin veya vekilin bu adresi düzenli izlemesi sürenin kaçırılmaması bakımından belirleyicidir.

Sürenin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati sonunda biter (HMK m. 93).

Bu dava idari yargıda görülmez

TÜRKPATENT bir kamu kurumudur ve YİDK kararı bir idari işlemdir. Bu iki tespit, davanın idare mahkemesinde açılacağı sonucunu doğurmaz. Kanun koyucu, sınai mülkiyet uyuşmazlıklarının teknik niteliği nedeniyle bu davaları adli yargıdaki ihtisas mahkemelerine bırakmıştır.

Sonuçları usul bakımından geniştir. Dava, İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre görülür. Dilekçe doğrudan mahkemeye verilir; harç ve gider avansı HMK rejimine tabidir; deliller ve bilirkişi incelemesi HMK hükümlerine göre toplanır; kanun yolu istinaf ve temyizdir.

Dava idare mahkemesinde açılırsa, mahkeme yargı yolu bakımından dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verir. Bu süre zarfında iki aylık hak düşürücü süre işlemeye devam ettiğinden, yanlış yargı kolunda geçirilen zaman çoğu kez telafi edilemez.

Yetki kesindir: dava Ankara'da açılır

SMK m. 156/2 uyarınca, Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığı kararlara karşı açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Bu yetki kesin yetkidir.

Kesin yetkinin iki sonucu vardır: taraflar yetki sözleşmesiyle başka bir mahkemeyi yetkili kılamaz ve mahkeme yetkisizliği resen gözetir (HMK m. 114/1-ç, m. 115/1). Davalının yetki itirazında bulunmamış olması sonucu değiştirmez.

Kural, şirketin merkezinden bağımsızdır. Merkezi İstanbul'da bulunan ve faaliyetini Kadıköy, Ataşehir veya Ümraniye'de sürdüren bir şirket de, markasına ilişkin YİDK kararının iptali davasını İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde değil, Ankara'da açar. İstanbul'daki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri marka hakkına tecavüz, hükümsüzlük veya lisans sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda yetkili olabilir; Kurum kararına karşı açılan davalarda yetki yalnızca Ankara'dadır.

Ankara dışında açılan dava yetkisizlik nedeniyle reddedilir. Bu hâlde HMK m. 20 uyarınca iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurulup dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse dava açılmamış sayılır. Sürenin başlangıcı tek değildir: karar verildiği anda kesinse tebliğ tarihi, kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kesinleşme tarihi, kanun yoluna başvurulmuş ve başvuru reddedilmişse ret kararının tebliğ tarihi esas alınır.

Husumet: yalnızca Kuruma dava açmak çoğu zaman yetersizdir

YİDK kararının iptali davası TÜRKPATENT'e karşı açılır. Ancak karar bir üçüncü kişinin itirazı üzerine verilmişse — örneğin önceki tarihli marka sahibinin itirazı kabul edilerek başvuru reddedilmişse — o üçüncü kişinin de davalı olarak gösterilmesi gerekir.

Bunun nedeni, verilecek hükmün her iki davalı bakımından da zorunlu olarak aynı şekilde sonuç doğurmasıdır. Kararın iptali, yalnızca Kurumun işlemini değil, itiraz edenin bu işlemden elde ettiği hukuki durumu da ortadan kaldırır. Bu nedenle aralarında maddi (zorunlu) dava arkadaşlığı bulunur; dava, ancak hepsine birlikte yöneltildiğinde görülebilir.

Uygulamadaki karşılığı şudur: dava yalnızca TÜRKPATENT'e karşı açılmışsa mahkeme davayı derhâl reddetmez. Eksiklik giderilebilir nitelikte olduğundan hâkim, üçüncü kişinin davaya dâhil edilmesi için davacıya kesin süre verir (HMK m. 115/2). Bu süre içinde harç yatırılarak eksiklik tamamlanırsa dava esastan görülmeye devam eder; tamamlanmazsa dava usulden reddedilir.

Burada ayırt edilmesi gereken nokta, bu kesin sürenin iki aylık dava süresinden bağımsız olmasıdır. Süresinde açılmış bir davada taraf eksikliği sonradan giderilebilir; buna karşılık iki aylık süre geçtikten sonra açılan dava, davalılar eksiksiz gösterilmiş olsa dahi reddedilir.

Davayı kim açabilir

YİDK kararı süreçteki her iki taraf için de aleyhe sonuç doğurabildiğinden, dava açma hakkı yalnızca başvuru sahibine ait değildir.

Başvurusu tümüyle veya kısmen reddedilen başvuru sahibi kararın iptalini isteyebilir. Aynı şekilde, başvuruya itiraz eden ve itirazı YİDK tarafından reddedilen üçüncü kişi de dava açabilir; bu durumda davalı taraf TÜRKPATENT ile birlikte başvuru sahibidir.

Dava açmayan tarafın konumu da edilgen değildir. YİDK kararından yararlanan taraf, aleyhine açılan davada davalı sıfatıyla yer alır; Kurumun savunmasından bağımsız olarak kendi delillerini sunabilir, bilirkişi raporuna itiraz edebilir ve kanun yoluna başvurabilir. Kurumun dosyayı savunma biçimi ile özel hukuk kişisinin menfaati her zaman örtüşmediğinden, bu ayrı savunma imkânı uygulamada önem taşır.

Dava kabul edilirse ne olur

Mahkemenin YİDK kararını iptal etmesi, başvurunun doğrudan tescil edileceği anlamına gelmez. İptal kararı Kurumun kararını hukuk âleminden kaldırır; dosya Kuruma döner ve Kurum, mahkeme kararının gerekçesi doğrultusunda süreci yeniden yürütür.

Bunun pratik sonucu, gerekçenin hüküm fıkrası kadar belirleyici olmasıdır. Karar yalnızca usuli bir eksiklik nedeniyle iptal edilmişse Kurum, eksikliği giderdikten sonra aynı yönde yeni bir karar verebilir. Buna karşılık iptal, esasa ilişkin bir tespite dayanıyorsa — örneğin karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmışsa — Kurumun hareket alanı daralır.

Kurum, kesinleşmemiş bir mahkeme kararına dayanarak sicilde işlem yapmaz; bu nedenle kararın kesinleşmesi beklenir.

İstinaf ve temyiz

Dava HMK'ya tabi olduğundan kanun yolu da HMK rejimine göre işler.

AşamaMerciSüre ve başlangıç
İlk dereceAnkara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesiİki ay — YİDK kararının bildiriminden
İstinafAnkara Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesiİki hafta — gerekçeli kararın tebliğinden
TemyizYargıtay 11. Hukuk Dairesiİki hafta — bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden

İstinaf ve temyiz sürelerinin başlangıcı, kararın duruşmada açıklanması değil, gerekçeli kararın tebliğidir. Bu davalarda dosya çoğunlukla bilirkişi incelemesi içerdiğinden gerekçeli kararın yazılması zaman alabilir; sürelerin tebligat üzerinden takip edilmesi bu nedenle önem taşır.

Hükümsüzlük davasıyla ilişkisi

İki dava sıkça karıştırılır; konuları ve muhatapları farklıdır.

  • YİDK kararının iptali davası, TÜRKPATENT'in idari kararını hedef alır. Davalı Kurumdur; karardan yararlanan üçüncü kişi varsa o da davalıdır. Süre iki aydır.
  • Hükümsüzlük davası (SMK m. 25), tescil edilmiş bir markayı hedef alır. Davalı marka sahibidir; Kurum davalı değildir.

Tescil süreci tamamlanmış ve marka sicile kaydedilmişse, yalnızca YİDK kararının iptalini istemek çoğu zaman sonuç vermez; ortada geçerli bir tescil bulunur. Bu durumda iki talep birlikte, terditli olarak ileri sürülebilir.

İki dava ayrı ayrı açılmışsa, hükümsüzlük davasına bakan mahkeme YİDK davasının sonucunu bekletici mesele yapabilir; çünkü tescilin dayanağını oluşturan idari kararın akıbeti, hükümsüzlük değerlendirmesini etkiler.

Marka ve patent uyuşmazlıklarının tamamı için Fikri ve Sınai Haklar Hukuku sayfamızı, hak düşürücü süreye bağlı bir başka iptal davası için Genel Kurul Kararının İptali: Üç Aylık Süre yazımızı, şirket organlarının karar süreçlerindeki sorumluluğu için Şirketler ve Ticaret Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Dava süreçleri ve hukuki danışmanlık talepleriniz için iletişim formumuz üzerinden bilgi iletebilir veya Kadıköy'deki büromuzdan randevu oluşturabilirsiniz.

Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.

Sık Sorulan Sorular

Süre, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda değil, 5000 sayılı Türk Patent ve Marka Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m. 15/C'de düzenlenmiştir. Dava süresi bakımından SMK'nın herhangi bir maddesine yapılan atıf, dayanağı bulunmayan bir atıftır. SMK m. 20 ise Kurum içi itiraz aşamasına ilişkindir ve YİDK kararından önceki aşamayı düzenler.

Süre, YİDK kararının verildiği tarihte değil, karar ilgilisine bildirildiği tarihte başlar. Bildirim çoğunlukla Kurumun elektronik tebligat kanalı üzerinden yapılır. Süre hak düşürücü olduğundan durmaz, kesilmez ve mahkemece resen gözetilir.

Hayır. TÜRKPATENT bir kamu kurumu, YİDK kararı ise bir idari işlem olmakla birlikte bu davalar adli yargıdaki ihtisas mahkemelerinde görülür ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na tabidir. Dava idare mahkemesinde açılırsa yargı yolu bakımından dava şartı yokluğundan usulden reddedilir; bu sırada iki aylık süre işlemeye devam eder.

Hayır. SMK m. 156/2 uyarınca Kurum kararlarına karşı açılacak davalarda Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kesin yetkilidir. Şirketin merkezinin Kadıköy, Ataşehir veya başka bir yerde bulunması sonucu değiştirmez; kesin yetki taraf iradesiyle değiştirilemez ve mahkemece resen gözetilir.

Karar bir üçüncü kişinin itirazı üzerine verilmişse o kişinin de davalı gösterilmesi gerekir; aralarında maddi (zorunlu) dava arkadaşlığı vardır. Dava yalnızca Kuruma açılmışsa derhâl reddedilmez: hâkim, üçüncü kişinin davaya dâhil edilmesi için davacıya kesin süre verir (HMK m. 115/2). Süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava usulden reddedilir.

Evet. YİDK kararı her iki taraf için de aleyhe sonuç doğurabilir. Başvuruya itiraz eden ve itirazı reddedilen üçüncü kişi de iki aylık süre içinde iptal davası açabilir; bu durumda davalı taraf TÜRKPATENT ile birlikte başvuru sahibidir.

Hayır. İptal kararı yalnızca Kurumun kararını ortadan kaldırır; dosya Kuruma döner ve süreç mahkeme kararının gerekçesi doğrultusunda yeniden yürütülür. Karar usuli bir eksiklik nedeniyle iptal edilmişse Kurum, eksikliği giderdikten sonra aynı yönde yeni bir karar verebilir. Kurum, kesinleşmemiş karara dayanarak sicilde işlem yapmaz.

Evet, iki talep terditli olarak ileri sürülebilir. YİDK kararının iptali davası Kurumun idari kararını, hükümsüzlük davası (SMK m. 25) ise tescilli markayı hedef alır ve marka sahibine karşı açılır. Davalar ayrı ayrı açılmışsa hükümsüzlük davasına bakan mahkeme, YİDK davasının sonucunu bekletici mesele yapabilir.