Çekişmeli Boşanma Davası Nedir, Nasıl Açılır? (2026 Güncel)
Yazar — Av. Şeyma Nur Bulut Karakulle
Boşanmak istediğiniz hâlde eşiniz buna yanaşmıyorsa ya da boşanmanın sonuçlarında uzlaşamıyorsanız izlenecek yol çekişmeli boşanma davasıdır. Eşinizin boşanmayı kabul etmemesi dava açmanıza engel değildir; ancak hangi sebebe dayandığınız, hangi süreler içinde hareket etmeniz gerektiğini ve davanın nasıl ilerleyeceğini belirler.
Boşanma sürecine ilişkin sorularınızı 0850 532 24 54 numaralı WhatsApp hattımız üzerinden büromuza iletebilirsiniz.
Bu yazıda çekişmeli boşanmanın dayanaklarını, her sebep için geçerli süreleri, davanın nasıl açıldığını ve yargılamanın aşamalarını; 2024 ve 2026'da yürürlüğe giren güncel değişikliklerle birlikte ele alıyoruz.
Çekişmeli Boşanma Nedir? Anlaşmalı Boşanmadan Farkı
Eşler boşanmanın kendisi ya da nafaka, velayet ve tazminat gibi sonuçları üzerinde anlaşamadığında dava çekişmeli olarak görülür. Bu davada hâkim, ileri sürülen boşanma sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğini delillere göre inceler ve tarafların kusurunu değerlendirir. Anlaşmalı boşanma ise kanunda ayrıca düzenlenmiş şartlara bağlıdır; bu şartlar Anlaşmalı Boşanma Şartları yazımızda ele alınmıştır.
Eşim Boşanmak İstemiyor, Yine de Boşanabilir miyim?
Evet. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 166/1). Davalı eşin boşanmayı istememesi, tek başına davanın reddi sonucunu doğurmaz.
Kanun davalıya yalnızca bir hâlde itiraz hakkı tanır: evlilik birliğinin sarsılmasında davacının kusuru daha ağırsa davalı açılan davaya itiraz edebilir. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa hâkim yine boşanmaya karar verebilir (TMK m. 166/2).
Önceki dava reddedildiyse bir yıllık kural. Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan dava reddedilmiş ve ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçtiği hâlde ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m. 166/4). Bu süre daha önce üç yıldı; Anayasa Mahkemesi'nin üç yıllık süreyi iptal etmesinin ardından 7532 sayılı Kanun'la (Resmî Gazete, 14.11.2024) bir yıla indirilmiştir.
Çekişmeli Boşanma Sebepleri
Kanun, genel bir boşanma sebebinin yanında belirli olaylara bağlı özel sebepler de sayar. Özel sebeplerin bir kısmı kısa hak düşürücü sürelere bağlıdır; bu süreler geçtikten sonra o özel sebebe dayanan dava hakkı düşer.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması
Uygulamada en sık dayanılan sebeptir (TMK m. 166/1). Belirli bir olayla sınırlı değildir; sürekli tartışma, hakaret, ilgisizlik veya ekonomik baskı gibi olaylar, ortak hayatı çekilmez hâle getirdiği ölçüde bu kapsamda değerlendirilir. Hâkim bu davada tarafların kusurunu da belirler; kusur durumu, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini doğrudan etkiler.
Aldatma (zina)
Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Aldatan eşi affeden tarafın bu sebebe dayanarak dava hakkı yoktur (TMK m. 161).
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
Eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi, ona pek kötü davranması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunması boşanma sebebidir. Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle düşer; affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 162).
Terk
Eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk eder ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse; ayrılık en az altı ay sürmüş, devam ediyor ve hâkim veya noter aracılığıyla yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa terk edilen eş dava açabilir. İhtar ancak terkin dördüncü ayı dolduktan sonra istenebilir; dava ise ihtardan itibaren iki ay geçmeden açılamaz. Diğer eşi ortak konutu terke zorlayan ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmesine engel olan eş de terk etmiş sayılır (TMK m. 164).
Suç işleme, haysiyetsiz hayat ve akıl hastalığı
Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu nedenle onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir (TMK m. 163). Eşlerden birinin akıl hastalığı nedeniyle ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelmişse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi koşuluyla dava açılabilir (TMK m. 165).
Aşağıdaki tablo, sebeplere bağlı süreleri ve her sürenin hangi andan itibaren işlediğini gösterir.
| Sebep | Süre | Sürenin başladığı an |
|---|---|---|
| Aldatma (TMK m. 161) | 6 ay; her hâlde 5 yıl | Sebebin öğrenilmesi; zina eylemi |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162) | 6 ay; her hâlde 5 yıl | Sebebin öğrenilmesi; sebebin doğumu |
| Terk: ihtar talebi (TMK m. 164) | Terkin 4. ayı dolduktan sonra istenebilir | Terk |
| Terk: dava (TMK m. 164) | İhtardan 2 ay geçmeden açılamaz; ayrılık en az 6 ay sürmüş olmalı | İhtar |
| Suç işleme, haysiyetsiz hayat (TMK m. 163) | Süre öngörülmemiştir; her zaman açılabilir | - |
| Reddedilen davadan sonra fiili ayrılık (TMK m. 166/4) | 1 yıl | Ret kararının kesinleşmesi |
Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Hangi mahkemede açılır?
Boşanma davalarına kural olarak aile mahkemeleri bakar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).
Arabulucuya gitmek gerekir mi?
Hayır. Boşanma davası, kanunda dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu tutulduğu uyuşmazlıklar arasında yer almaz. Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar ise arabuluculuğa hiç elverişli değildir (6325 sayılı Kanun m. 1/2).
Hangi deliller kullanılabilir?
Boşanma sebebini ispat yükü, o sebebe dayanan taraftadır. Tanık beyanları, yazışmalar, fotoğraflar, sağlık ve kolluk kayıtları sık başvurulan delillerdir. Delil toplarken dikkatli olunmalıdır: hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2).
Dava Süreci Adım Adım
- Dava dilekçesi. Boşanma sebebi, olaylar ve deliller gösterilir; tazminat, nafaka ve velayet talepleri de bu aşamada ileri sürülebilir.
- Cevap ve ikinci dilekçeler. Davalı, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevap verir; cevabın bu sürede hazırlanması çok zor veya imkânsızsa mahkeme, süre içinde başvurulması hâlinde bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir (HMK m. 127). Ardından cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri verilir.
- Ön inceleme duruşması. Uyuşmazlık konuları belirlenir, taraflar sulhe teşvik edilir ve tahkikat hazırlanır.
- Tahkikat. Tanıklar dinlenir, kayıtlar getirtilir; gerektiğinde sosyal inceleme raporu alınır.
- Sözlü yargılama ve karar.
- İstinaf ve gerektiğinde temyiz.
- Kesinleşme ve nüfusa tescil.
Dava süresince hâkim, eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ile çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Tedbir nafakası ve çocukla geçici kişisel ilişki düzenlemesi bu önlemlere örnektir.
Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Çekişmeli boşanma davaları için kesin bir süre vermek mümkün değildir. Tanık sayısı, bilirkişi veya sosyal inceleme raporu gerekip gerekmediği, tebligatların zamanında yapılması ve kanun yoluna başvurulup başvurulmadığı süreyi belirleyen başlıca etkenlerdir.
2026'daki değişiklik. 7589 sayılı Kanun'la Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen hüküm uyarınca, 31 Temmuz 2026'dan itibaren duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat yapılması gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir (HMK m. 147/3).
Karar, İstinaf ve Kesinleşme
Boşanma kararına karşı istinaf süresi iki haftadır; süre, gerekçeli kararın taraflardan her birine usulen tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345). Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı kanunda öngörülen hâllerde temyiz yoluna gidilebilir. Boşanma kararı kesinleşmeden nüfusa tescil edilmez ve eşler yeniden evlenemez.
Tazminat, Nafaka ve Velayet: Kısa Çerçeve
Çekişmeli boşanma davasında maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174), yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ile çocuklar bakımından velayet ve iştirak nafakası birlikte istenebilir. Nafaka türleri ve şartları Nafaka Türleri ve Şartları yazımızda, velayetin nasıl belirlendiği ise Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir? yazımızda ele alınmıştır.
Maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası boşanma davasında istenmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenmelidir; bu süre geçtikten sonra dava hakları zamanaşımına uğrar (TMK m. 178).
Boşanma sürecine ilişkin sorularınızı 0850 532 24 54 numaralı WhatsApp hattımız veya iletişim formumuz üzerinden büromuza iletebilir, Kadıköy'deki büromuzdan randevu oluşturabilirsiniz. Aile hukukundaki diğer süreçler için Aile Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.
Sık Sorulan Sorular
Evet. Evlilik birliği ortak hayatı sürdürmek beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir; davalının boşanmayı kabul etmemesi davayı tek başına engellemez (TMK m. 166/1). Davalı yalnızca davacının kusurunun daha ağır olduğu hâlde itiraz edebilir; bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında korunmaya değer yarar kalmamışsa yine boşanmaya karar verilebilir (TMK m. 166/2).
Kesin bir süre vermek mümkün değildir; tanık sayısı, bilirkişi veya sosyal inceleme raporu ihtiyacı, tebligatlar ve kanun yolu süreci belirleyicidir. 31 Temmuz 2026'dan itibaren duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebilir (HMK m. 147/3).
Evet. Zinaya dayanan dava, aldatmanın öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmeden açılmalıdır. Aldatan eşi affeden tarafın bu sebebe dayanarak dava hakkı yoktur (TMK m. 161).
Evet; yargılama sırasında eşler boşanma ve sonuçları üzerinde anlaşırsa dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanabilir. Bunun için anlaşmalı boşanmanın şartlarının bulunması gerekir: evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, hâkim eşleri bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır (TMK m. 166/3). Evlilik bir yılı doldurmamışsa bu yol kullanılamaz.
Usulüne uygun davet edilen taraflardan hiçbiri duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılır; dava üç ay içinde yenilenmezse açılmamış sayılır. Taraflardan yalnızca biri gelirse, gelen tarafın talebiyle yargılamaya diğerinin yokluğunda devam edilebilir veya dosya işlemden kaldırılabilir; mazeretsiz gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez (HMK m. 150).