İş Kazasında Süreler: SGK Bildirimi ve Tazminat Zamanaşımı
الكاتب — Av. Şeyma Nur Bulut Karakulle
İş kazasından sonra işleyen süreler, işveren ile işçi için ayrı ayrı ve farklı anlarda başlar. İşveren için ilk süre kazanın olduğu gün, işçi için ise çoğu zaman yıllar sonra dava açılırken önem kazanır. Bir tarafta üç iş günü, diğer tarafta on yıl vardır ve ikisi de kaçırıldığında telafisi güçtür.
Aşağıda iş kazası sayılan hâller, bildirim yükümlülüğünün kime ne kadar süre tanıdığı, bildirim yapılmamasının sonuçları, tazminat davasındaki zamanaşımı ve uzamış ceza zamanaşımı ile davanın hangi mahkemede açılacağı açıklanmıştır.
Hangi olaylar iş kazası sayılır?
İş kazası, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. Kanun bu olayın gerçekleşebileceği hâlleri sayar (5510 m. 13/1):
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olaylar
- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen olaylar
- Sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen olaylar
- Emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelen olaylar
- Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak gidiş gelişi sırasında meydana gelen olaylar
Servis aracıyla gidiş gelişte yaşanan trafik kazası ile görevli gönderilen işçinin yolda geçirdiği kaza da bu kapsamdadır. Olayın işyeri sınırları içinde gerçekleşmesi şart değildir.
Bildirim süreleri: kim, nereye, kaç gün?
- İşveren, kazayı o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl bildirir (5510 m. 13/2-a).
- İşveren, Sosyal Güvenlik Kurumu'na kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirir (5510 m. 13/2-a). Aynı süre iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında da tekrarlanır (6331 m. 14/2).
- Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalı, rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içinde ve bir ayı geçmemek şartıyla kendisi bildirir (5510 m. 13/2-b).
- Sağlık hizmeti sunucuları, kendilerine intikal eden iş kazalarını en geç on gün içinde Kuruma bildirir (6331 m. 14/4).
Süre iş günü üzerinden işler; hafta tatili ve resmî tatiller hesaba katılmaz. İşverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelen kazalarda süre, işverenin olayı öğrendiği tarihten başlar.
Bildirim yapılmazsa ne olur?
- Kazanın süresinde bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir (5510 m. 21/2).
- Bildirim yükümlülüğünün ihlali ayrıca idari para cezası doğurur (5510 m. 102 ve 6331 m. 26).
- Bildirimin yapılmamış olması olayın iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz. Bu durumda iş kazasının tespiti davası, Sosyal Güvenlik Kurumu'na ve işverene birlikte husumet yöneltilerek iş mahkemesinde açılır.
Tazminat davasında zamanaşımı
İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür. İşverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir (TBK m. 417/2-3).
- Bu nitelendirme nedeniyle iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları, kural olarak on yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m. 146).
- Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, o zamanaşımı uygulanır (TBK m. 72/1). Taksirle öldürme bakımından bu süre on beş yıl, taksirle yaralama bakımından sekiz yıldır (TCK m. 66/1-d ve e; TCK m. 85 ve 89).
- Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı (TBK m. 53) ile manevi tazminat (TBK m. 56) ayrı ayrı istenebilir.
- Kurumdan bağlanacak gelir ve aylıklar bakımından ise süre farklıdır: bunlar hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar (5510 m. 97/1).
Kim sorumlu tutulur?
- İşveren, gözetme borcuna aykırılık nedeniyle sorumludur (TBK m. 417).
- Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan ve iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur (4857 m. 2/6). Taşeron işçisinin geçirdiği kazada dava, alt işveren ile asıl işverene birlikte yöneltilebilir.
- Kurum, iş kazası işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse yaptığı ödemeleri işverene rücu eder (5510 m. 21/1).
- Ceza yönünden taksirle yaralamanın basit hâli şikâyete bağlıdır (TCK m. 89/5); şikâyet süresi altı aydır (TCK m. 73).
İş kazası davasında arabuluculuk dava şartı değildir
İşçi ve işveren arasındaki alacak ve tazminat talepleri ile işe iade istemlerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları bu kuralın dışındadır (7036 m. 3/3). Bu davalar doğrudan iş mahkemesinde açılır; arabuluculuk aşaması aranmaz.
Dava nerede açılır?
İş kazasından doğan tazminat davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir (7036 m. 5). Yetki bakımından davacıya birden çok seçenek tanınmıştır: davalının yerleşim yeri, işin veya işlemin yapıldığı yer, ayrıca kazanın ya da zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri (7036 m. 6/1 ve 6/3). Kazadan sonra memleketine dönen işçi, davasını kendi yerleşim yerinde de açabilir.
- Gebze, Dilovası ve Kocaeli organize sanayi bölgelerindeki tesislerde meydana gelen kazalar bakımından Gebze ve Kocaeli iş mahkemeleri
- Sakarya ve Hendek çevresindeki üretim tesisleri bakımından Sakarya iş mahkemeleri
- Tuzla tersaneler bölgesi, Ümraniye, Sancaktepe ve Sultanbeyli sanayi alanları bakımından İstanbul Anadolu Adliyesi iş mahkemeleri
- İkitelli, Başakşehir ve Küçükçekmece bakımından Bakırköy Adliyesi; Esenyurt, Beylikdüzü ve Silivri bakımından Büyükçekmece Adliyesi iş mahkemeleri
- Ceza soruşturması bakımından kazanın meydana geldiği yer Cumhuriyet başsavcılığı
İşçilik alacakları, işe iade ve iş kazası süreçlerine ilişkin ayrıntılı bilgi için İş Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Dava süreçleri ve hukuki danışmanlık talepleriniz için iletişim formumuz üzerinden bilgi iletebilir veya Kadıköy'deki büromuzdan randevu oluşturabilirsiniz.
Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.