İhtiyati Haciz: Şartlar ve Hak Düşürücü Süreler
Автор — Av. Şeyma Nur Bulut Karakulle
İhtiyati haciz, alacaklının takibi veya davası sonuçlanmadan borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasını sağlayan bir koruma tedbiridir. Amacı tek cümleyle özetlenebilir: borçlu malvarlığını eritmeden alacağı güvence altına almak.
Kararın alınması kadar, karardan sonra işleyen sürelere uyulması da belirleyicidir. Aşağıda ihtiyati haczin şartları, teminat, kararın infazı için tanınan on günlük süre, dava ve itiraz için işleyen yedi günlük süreler, arabuluculuğun bu süreye etkisi ve ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi açıklanmıştır.
İhtiyati haciz ile ihtiyati tedbir aynı şey değildir
İhtiyati haciz yalnızca para alacakları için işler ve borçlunun malvarlığına el konulmasını sağlar. Para dışındaki uyuşmazlıklarda — bir taşınmazın devrinin önlenmesi, bir işin yapılmasının durdurulması gibi — başvurulacak yol ihtiyati tedbirdir (HMK m. 389). İkisi karıştırıldığında talep usulden reddedilir ve çoğu zaman geri kazanılamayacak bir zaman kaybedilir.
Hangi şartlarda istenebilir?
- Kural. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun kendisinde veya üçüncü kişide bulunan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir (İİK m. 257/1).
- Vadesi gelmemiş borçta iki istisna. Borçlunun muayyen bir yerleşim yerinin bulunmaması; ya da borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması yahut kaçması ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunması (İİK m. 257/2).
- Muacceliyet. Bu yolla ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muaccel hâle gelir (İİK m. 257/3).
- Rehinli alacak. Rehinle temin edilmiş alacaklarda kural olarak bu yola başvurulamaz; önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilir.
Karar nasıl alınır?
- Karar, İİK m. 50'ye göre yetkili mahkemece verilir (İİK m. 258/1).
- Alacaklı, alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermek zorundadır (İİK m. 258/2). Tam ispat aranmaz; yaklaşık ispat yeterlidir.
- Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir (İİK m. 258/3). Uygulamada karar çoğunlukla borçlu dinlenmeden verilir; tedbirin işlevi zaten bu ani etkiden doğar.
- İhtiyati hacze özgü bağımsız bir görev kuralı yoktur. Görev asıl alacağın niteliğine göre belirlenir: ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda asliye ticaret, genel hükümlere tabi alacaklarda asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Teminat
- Alacaklı, hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü kişinin uğrayacağı bütün zararlardan sorumludur ve teminat göstermek zorundadır (İİK m. 259/1).
- Alacak bir ilâma dayanıyorsa teminat aranmaz (İİK m. 259/2). Alacak ilâm niteliğinde bir belgeye dayanıyorsa teminata gerek olup olmadığını mahkeme takdir eder (İİK m. 259/3).
- Kanun sabit bir oran öngörmez. Uygulamada genellikle alacağın yüzde on beşi oranında nakdi teminat ya da teminat mektubu takdir edilir; riskli görülen hâllerde bu oran yüzde yirmiye kadar çıkabilir.
- Haksız ihtiyati hacizden doğan tazminat davası, ihtiyati haczi koyan mahkemede de görülebilir (İİK m. 259/4).
Karardan sonra işleyen süreler
Bu süreler hak düşürücüdür. Biri kaçırıldığında ihtiyati haciz kendiliğinden ortadan kalkar ve alacaklı süreci en baştan kurmak zorunda kalır.
| Aşama | Süre | Başlangıç | Kaçırılırsa |
|---|---|---|---|
| Kararın infazını icra dairesinden isteme | 10 gün | Karar tarihi | İhtiyati haciz kendiliğinden kalkar |
| Takip talebi veya dava açma | 7 gün | Haczin tatbiki ya da tutanağın tebliği | İhtiyati haciz hükümsüz kalır |
| İtirazın kaldırılması veya dava açma | 7 gün | İtirazın alacaklıya tebliği | İhtiyati haciz hükümsüz kalır |
| Borçlunun karara itirazı | 7 gün | Haczin tatbiki ya da tutanağın tebliği | İtiraz hakkı düşer |
| Üçüncü kişinin itirazı | 7 gün | İhtiyati haczi öğrenme tarihi | İtiraz hakkı düşer |
Arabuluculuk yedi günlük süreyi nasıl etkiler?
- Ticari nitelikteki alacak ve tazminat taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m. 5/A).
- İhtiyati haciz talebi geçici hukuki koruma olduğundan bu şarta tabi değildir; karar, arabuluculuk aşaması beklenmeden alınabilir.
- Buna karşılık İİK m. 264'teki yedi günlük süre içinde arabulucuya başvurmak dava açmak yerine geçmez. Arabuluculuk bürosuna başvurulması, 6325 sayılı Kanun m. 18/A-15 uyarınca hak düşürücü süreyi durdurur. Güvenli yol şudur: yedi gün içinde takip talebinde bulunun veya dava açın. Arabuluculuk başvurusunun bu süreyi koruyacağı varsayımına dayanmayın.
- Anlaşmama yönündeki son tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Yedi günün üçüncü gününde büroya başvuran alacaklının, son tutanaktan sonra dört günü kalır.
Borçlunun elindeki iki yol
- İtiraz. Borçlu, kendisi dinlenmeden verilen kararın dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Mahkeme yalnızca gösterilen sebeplerle sınırlı inceleme yapar (İİK m. 265).
- Teminat karşılığı kaldırma. Borçlu; para, mahkemece kabul edilecek rehin, esham veya tahvilât depo etmek ya da taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla ihtiyati haczin kaldırılmasını isteyebilir (İİK m. 266). Hesapları bloke edilmiş bir işletme için ticari faaliyeti sürdürmenin pratikteki tek yolu çoğu zaman budur.
İhtiyati hacizden kesin hacze
Alacaklı süresinde takip talebinde bulunur ve borçlu ödeme emrine itiraz etmezse ya da itirazı hükümden düşürülürse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür (İİK m. 264/5). Bu dönüşüm için ayrı bir talep veya karar gerekmez; takibin kesinleşmesiyle birlikte gerçekleşir.
Nerede talep edilir?
Yetki bakımından İİK m. 50 yollamasıyla genel yetki kuralları kıyasen uygulanır; borçlunun yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemeleri başta gelir. Kararın infazı ise kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden istenir; borçlunun malları başka bir ildeyse haciz talimat yoluyla uygulanır.
- Gebze, Dilovası ve Kocaeli organize sanayi bölgelerindeki işletmelere yönelik talepler bakımından Gebze ve Kocaeli asliye ticaret mahkemeleri
- Sakarya, Adapazarı ve Hendek çevresindeki üretim tesisleri bakımından Sakarya asliye ticaret mahkemesi
- Tuzla, Ümraniye, Sancaktepe ve Kadıköy hattındaki şirketler bakımından İstanbul Anadolu Adliyesi asliye ticaret mahkemeleri
- Şişli, Beşiktaş ve Kâğıthane bakımından İstanbul Adliyesi; İkitelli, Başakşehir ve Beylikdüzü hattı bakımından Bakırköy ve Büyükçekmece adliyeleri
- Genel hükümlere tabi, ticari nitelikte olmayan alacaklarda aynı yerlerdeki asliye hukuk mahkemeleri
Ödeme emri türleri, itiraz süreleri ve takibin kesinleşmesi için Ödeme Emrine İtiraz Süresi yazımızı, icra ve iflas süreçlerinin tamamı için İcra ve İflas Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Dava süreçleri ve hukuki danışmanlık talepleriniz için iletişim formumuz üzerinden bilgi iletebilir veya Kadıköy'deki büromuzdan randevu oluşturabilirsiniz.
Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.