Mirasın Reddi Nasıl Yapılır? Üç Aylık Süre ve Sonuçları
Автор — Av. Şeyma Nur Bulut Karakulle
Mirasbırakanın ölümüyle miras, mirasçılara kendiliğinden ve bir bütün olarak geçer (TMK m. 599). Bu geçiş yalnızca taşınmazları ve banka hesaplarını değil, ödenmemiş kredileri, kefaletleri ve icra dosyalarını da kapsar. Mirası kabul etmek için ayrı bir işlem yapılmaz; hareketsiz kalmak kabul sonucunu doğurur.
Uygulamada “reddi miras” olarak anılan mirasın reddi, bu sonucu bertaraf eden tek taraflı bir beyandır ve kural olarak üç aylık hak düşürücü süreye bağlıdır. Aşağıda sürenin ne zaman başladığı, gerçek ret ile hükmen ret arasındaki fark, beyanın hangi mahkemeye nasıl yapılacağı ve süre kaçırıldığında doğan sorumluluk açıklanmıştır.
Miras neden kendiliğinden geçer?
Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanır (TMK m. 599). Külli halefiyet adı verilen bu ilke, aktifle pasifi birlikte devreder. Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m. 641); yani alacaklı, borcun tamamı için mirasçılardan herhangi birine başvurabilir. Ret beyanında bulunulmadığı sürece bu sorumluluk mirasçının kendi malvarlığına uzanır.
Üç aylık süre ne zaman başlar?
- Yasal mirasçılarda. Süre, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işler. Mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat ederlerse başlangıç bu tarihe kayar (TMK m. 606/2).
- Atanmış mirasçılarda. Süre, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işler (TMK m. 606/2).
- Terekenin yazımı hâlinde. Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa süre, yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından bildirilmesiyle başlar (TMK m. 607).
- Ret hakkının geçmesi. Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer; onlar için süre, kendi mirasbırakanlarına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihte başlar (TMK m. 608).
- Sürenin uzatılması. Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir (TMK m. 615).
Bu süre hak düşürücüdür: durmaz, kesilmez ve mahkemece re'sen gözetilir. Ölüm tarihi ile öğrenme tarihinin farklı olduğu durumlarda, öğrenmenin ne zaman gerçekleştiği ispat yükü altındadır.
Gerçek ret ile hükmen ret arasındaki fark
- Gerçek ret. Terekenin borca batık olup olmadığına bakılmaksızın, üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine yapılan beyanla gerçekleşir (TMK m. 605/1 ve m. 609).
- Hükmen ret. Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Bu kanuni karine doğrudan kanundan doğar; üç aylık süre içinde beyanda bulunma zorunluluğu yoktur.
- Hükmen retten yararlanma yolu. Mirasçı, terekenin borca batık olduğunun tespiti için alacaklılara karşı dava açabilir. Bu talep alacaklılara yöneltilen çekişmeli bir yargı işi olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mirasçı ayrıca, kendisine yöneltilen icra takibinde ödeme emrine itiraz aşamasında ya da alacak davasında bu karineyi savunma olarak ileri sürebilir; bu savunma herhangi bir süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir.
- Hükmen retin sınırı. Tereke işlemlerine mirasçı sıfatıyla karışan, terekeyi sahiplenen veya mal kaçıran mirasçı bu sonuçtan yararlanamaz (TMK m. 610/2).
Ret beyanı nasıl ve nereye yapılır?
- Şekil. Beyan, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır; hâkim beyanı bir tutanakla tespit eder (TMK m. 609/1 ve 609/3).
- Kayıtsız şartsız olma. Ret kayıtsız ve şartsız olmalıdır (TMK m. 609/2). “Borçlar malları aşarsa reddediyorum” biçimindeki şarta bağlı beyanlar sonuç doğurmaz.
- Kütüğe işlenme. Süresinde yapılan ret, mirasın açıldığı yer sulh mahkemesinin özel kütüğüne yazılır; mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir (TMK m. 609/4).
- Yer. Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır (TMK m. 576/1). Başka bir ilde bulunan mirasçı, bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi aracılığıyla da beyanda bulunabilir; beyan mirasın açıldığı yer mahkemesinin kütüğüne işlenir.
- Mirasçılık belgesi. Sulh hukuk mahkemesinden veya noterlikten alınır (TMK m. 598). Mirasçılar arasında yabancı bulunması gibi hâllerde belge yalnızca mahkemece verilir.
Süre kaçırılırsa ne olur?
- Kayıtsız şartsız kazanma. Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m. 610/1) ve tereke borçlarından kendi malvarlığıyla müteselsilen sorumlu hâle gelir (TMK m. 641).
- Ret hakkının düşmesi. Ret süresi sona ermeden tereke işlemlerine karışan, olağan yönetim niteliğinde olmayan işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı artık mirası reddedemez (TMK m. 610/2).
- Zincirleme ret gereği. Bir mirasçının reddi hâlinde payı, miras açıldığı anda kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m. 611/1). Bu nedenle altsoyun da ayrı ayrı ret beyanında bulunması gerekebilir.
- Tamamının reddi. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; tasfiye sonunda artan değerler mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir (TMK m. 612).
Ret dışındaki iki yol
- Resmî defter tutulması. Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden istenir; mirasçılardan birinin istemi diğerleri hakkında da etkili olur (TMK m. 619). Mirası deftere göre kabul eden mirasçı, mirasbırakanın alacaklılarına karşı yalnızca deftere yazılmış borçlardan kişisel malvarlığıyla sorumlu tutulur (TMK m. 626 ve devamı).
- Resmî tasfiye. Mirasçılardan her biri, mirası ret süresi içinde — yani üç ay içinde — terekenin resmen tasfiyesini isteyebilir (TMK m. 632 ve devamı). Bu yolda tereke borçları terekeden karşılanır ve mirasçının kişisel sorumluluğu doğmaz.
Reddin sınırı: alacaklıların korunması
- Reddin iptali davası. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali davası açabilir (TMK m. 617).
- Beş yıllık sorumluluk. Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu tutulur (TMK m. 618).
İşlem nerede yapılır?
Yetkili merci, mirasbırakanın son yerleşim yerine göre belirlenir. İstanbul'da adliyeler ilçe gruplarına ayrıldığından, son yerleşim yerinin hangi adliyeye bağlı olduğu başvurunun yerini belirler.
- Son yerleşim yeri Kadıköy, Ataşehir, Üsküdar, Ümraniye, Maltepe ve Anadolu yakasının diğer ilçelerinde olanlar bakımından İstanbul Anadolu Adliyesi sulh hukuk mahkemeleri
- Şişli, Beşiktaş, Beyoğlu, Kâğıthane, Sarıyer ve Eyüpsultan bakımından İstanbul Adliyesi
- Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Zeytinburnu ve Küçükçekmece bakımından Bakırköy Adliyesi; Beylikdüzü, Esenyurt ve Silivri bakımından Büyükçekmece Adliyesi
- Son yerleşim yeri Kocaeli, Gebze veya Sakarya'da bulunanlar bakımından ilgili adliyelerin sulh hukuk mahkemeleri; sanayi havzasındaki şirket borçlarına dayalı takiplerde tereke borçları çoğunlukla bu dosyalarda görünür
- Terekenin borca batık olduğunun tespiti davaları bakımından aynı yerlerdeki asliye hukuk mahkemeleri
- Mirasçılık belgesi bakımından sulh hukuk mahkemeleri ile noterlikler; mirasçılar arasında yabancı bulunması hâlinde yalnızca mahkeme
Miras paylaşımı, tenkis ve tereke uyuşmazlıklarına ilişkin ayrıntılı bilgi için Miras Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Dava süreçleri ve hukuki danışmanlık talepleriniz için iletişim formumuz üzerinden bilgi iletebilir veya Kadıköy'deki büromuzdan randevu oluşturabilirsiniz.
Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.