İdari Gözetime İtiraz: Geri Gönderme Merkezinden Çıkış
Автор — Av. Şeyma Nur Bulut Karakulle
Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesinde dava açmak, kişiyi geri gönderme merkezinden çıkarmaz. Merkezde tutulmanın dayanağı sınır dışı kararı değil, onunla birlikte alınan ayrı bir idari gözetim kararıdır ve bu karar başka bir mercide, sulh ceza hâkimliğinde incelenir.
Uygulamada en sık karşılaşılan yanılgı budur: dava açıldığı için serbest kalınacağı beklenir, oysa iki karar birbirinden bağımsızdır. Bu yazı, idari gözetim kararının hangi hâllerde alındığını, süresinin ne kadar olduğunu, itirazın hangi hâkimliğe ve hangi süre içinde yapılacağını ve gözetim yerine hangi yükümlülüklerin uygulanabileceğini ele almaktadır.
İki Ayrı Karar, İki Ayrı Mahkeme
Hakkında sınır dışı etme kararı alınan bir yabancı çoğu zaman iki ayrı idari işlemle karşılaşır. Birincisi Türkiye'den çıkarılmasına ilişkin sınır dışı etme kararıdır ve 6458 sayılı Kanun m. 53'te düzenlenmiştir. İkincisi, bu işlem tamamlanıncaya kadar geri gönderme merkezinde tutulmasına ilişkin idari gözetim kararıdır ve m. 57'de düzenlenmiştir.
İki karar ayrı yargı kollarında incelenir. Sınır dışı etme kararının iptali idare mahkemesinden, idari gözetim kararının kaldırılması ise sulh ceza hâkimliğinden istenir. Biri diğerinin yerine geçmez: idare mahkemesinde davanın kazanılması gözetimi kendiliğinden sona erdirmez, sulh ceza hâkimliğine yapılan itirazın kabulü de sınır dışı kararını ortadan kaldırmaz.
Bu ayrımın pratik sonucu, iki başvurunun da ayrı ayrı ve zamanında yapılması gerektiğidir. Aşağıdaki tablo iki kararı karşılaştırmaktadır.
| Ölçüt | Sınır Dışı Etme Kararı | İdari Gözetim Kararı |
|---|---|---|
| Kanuni dayanak | YUKK m. 53 | YUKK m. 57 |
| Başvuru mercii | İdare mahkemesi | Sulh ceza hâkimliği |
| Yer yetkisi | Kararı veren valiliğin bulunduğu yer | Yabancının tutulduğu geri gönderme merkezinin bulunduğu yer |
| Başvuru süresi | Tebliğden itibaren yedi gün | Süre sınırı yoktur; gözetim sürdükçe başvurulabilir |
| Başvurunun etkisi | Sınır dışı işlemini durdurur | İdari gözetimi durdurmaz |
| Karar süresi | On beş gün | Beş gün |
| Başvuru kabul edilirse | Sınır dışı kararı iptal edilir; ülkede kalınır | Gözetim sonlandırılır, merkezden çıkılır; sınır dışı kararı ayakta kalır |
İdari Gözetim Kararı Hangi Hâllerde Alınır?
YUKK m. 57/1 uyarınca m. 54 kapsamındaki yabancılardan kolluk birimince yakalananlar, karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir. Sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır ve değerlendirme ile karar süresi kırk sekiz saati geçemez.
YUKK m. 57/2 uyarınca, hakkında sınır dışı etme kararı alınanların tamamı gözetim altına alınmaz. Gözetim kararı yalnızca şu hâllerde verilir:
- Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar
- Türkiye'ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler
- Sahte ya da asılsız belge kullananlar
- Kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye'den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayanlar
- Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
Bu sebeplerden hiçbiri somut olarak ortaya konmadan verilen gözetim kararı, itirazda ilk tartışılacak konudur. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince kırk sekiz saat içinde geri gönderme merkezlerine götürülür.
Süre: Altı Ay ve En Fazla Altı Ay Uzatma
YUKK m. 57/3 uyarınca geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Bu süre yalnızca bir hâlde uzatılabilir: sınır dışı etme işlemlerinin, yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması. Uzatma en fazla altı aydır.
Uzatmanın şartı somuttur ve gecikmenin kaynağına bağlıdır. İşlemler idarenin kendi yazışmaları, konsolosluktan belge beklenmesi veya bilet temini gibi sebeplerle uzuyorsa, uzatma şartı oluşmaz. Bu nedenle uzatma kararına itirazda, gecikmenin hangi tarafa yüklenebileceği ayrıntılı biçimde ortaya konur.
Aylık Değerlendirme Zorunluluğu
YUKK m. 57/4 uyarınca idari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde otuz günlük süre beklenmez; zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl sonlandırılır.
Bu fıkra uygulamada yeterince kullanılmayan bir kaldıraçtır. Değerlendirme idarenin takdirine bırakılmış bir imkân değil, düzenli olarak yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür. Otuz günlük süreyi beklemeden yapılabileceğinin açıkça yazılmış olması da, şartların değiştiği hâllerde ay sonunu beklemeye gerek olmadığını gösterir.
YUKK m. 57/5 uyarınca idari gözetim kararı, sürenin uzatılması ve her ay yapılan değerlendirmelerin sonuçları gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir. Kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. Aylık değerlendirmelerin yapılmamış veya sonuçlarının tebliğ edilmemiş olması, itirazda ileri sürülebilecek bir eksikliktir.
Sulh Ceza Hâkimliğine İtiraz: Süre Sınırı Yok
YUKK m. 57/6 uyarınca idari gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir.
Sınır dışı etme kararından en belirgin farkı buradadır. Sınır dışı kararına karşı dava yedi günlük hak düşürücü süreye tabiyken, idari gözetim kararına itiraz için kanunda bir süre öngörülmemiştir. Kişi gözetim altında tutulduğu sürece itirazda bulunabilir; yedi gün geçti diye kaybedilen bir hak yoktur.
Merkezde tutulan kişi bakımından önemli bir usul kolaylığı da vardır. Aynı fıkra uyarınca dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Yani itiraz dilekçesi geri gönderme merkezi yönetimine teslim edilebilir; adliyeye gidilmesi gerekmez. Teslim sırasında dilekçenin kayda girdiğini gösteren bir belge alınması önem taşır.
Beş Günlük İnceleme ve Kararın Kesinliği
YUKK m. 57/6 uyarınca sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Bu, kişi hürriyetinin söz konusu olması nedeniyle öngörülmüş kısa bir süredir; dilekçenin ve eklerinin ilk sunumda eksiksiz olması bu nedenle belirleyicidir.
Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. Karara karşı itiraz, istinaf veya temyiz yolu bulunmaz. Ancak kesinlik, dosyanın bir daha açılamayacağı anlamına gelmez; kanun ayrı bir imkân tanımıştır.
Şartlar Değişirse Yeniden Başvuru
YUKK m. 57/6'nın son cümlesi uyarınca idari gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.
Bu hüküm, ilk itirazın reddedilmiş olmasını bir son hâline getirmez. Pasaportun temin edilmesi, sağlık durumunun değişmesi, sabit bir adres ve aile bağının ortaya konması, uzatma şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması gibi gelişmeler yeni bir başvurunun dayanağı olabilir. Değişen şartın somut belgeyle ortaya konması, başvurunun esasını oluşturur.
İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler
Gözetimin sona erdirilmesi, kişinin hiçbir yükümlülük altına girmeden serbest bırakılması anlamına gelmez. YUKK m. 57/A, 7196 sayılı Kanunla eklenmiş ve idari gözetime alternatif yükümlülükleri düzenlemiştir.
Kaçma ve kaybolma riski ortadan kalkmışsa, gözetimin sürdürülmesi yerine bu yükümlülüklerden biri veya birkaçı uygulanabilir. İtirazda talep, gözetimin kaldırılmasıyla birlikte alternatif yükümlülüğe tabi tutulma yönünde kurulabilir. Aşağıdaki tablo yükümlülük türlerini göstermektedir.
| Alternatif Yükümlülük | İçeriği |
|---|---|
| Belirli adreste ikamet etme | Yabancı, idarece belirlenen adreste oturur ve adres değişikliğini bildirir |
| Bildirimde bulunma | Belirlenen şekil ve sürelerde ilgili birime başvurularak bildirimde bulunulur |
| Aile temelli geri dönüş | Geri dönüş süreci, ailenin bütünlüğü gözetilerek düzenlenir |
| Geri dönüş danışmanlığı | Gönüllü geri dönüş süreci hakkında bilgilendirme ve yönlendirme yapılır |
| Kamu yararına hizmetlerde gönüllü görev alma | Gönüllülük esasıyla kamu yararına çalışmalara katılım sağlanır |
| Teminat | İdarece belirlenen tutarda teminat gösterilir |
| Elektronik izleme | Yabancının bulunduğu yer elektronik yöntemlerle izlenir |
Alternatif yükümlülüklerin uygulanma süresi en fazla yirmi dört aydır. Bu sürenin aşılması hâlinde yükümlülük kendiliğinden kalkar.
Yükümlülüğe uyulmaması hâlinde ise yeniden idari gözetim kararı alınır. Belirlenen adreste bulunmamak veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek, kişiyi tekrar geri gönderme merkezine götüren sebeptir; bu nedenle yükümlülüğün kapsamı ve süresi tebliğ belgesinden ayrıntılı olarak okunmalıdır.
Yetkili Hâkimlik, Adli Yardım ve Bireysel Başvuru
Yetki konusunda sınır dışı davasıyla arasında belirgin bir fark vardır. Sınır dışı etme kararının iptali davasında yetkili idare mahkemesi, kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki mahkemedir; yabancının nereye sevk edildiği yetkiyi değiştirmez. İdari gözetime itirazda ise yetki, yabancının fiilen tutulduğu geri gönderme merkezinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğindedir.
Bunun somut sonucu şudur: İstanbul Valiliğince alınan bir sınır dışı kararından sonra kişi Kocaeli'ndeki geri gönderme merkezine sevk edilmişse, sınır dışı kararının iptali davası İstanbul İdare Mahkemelerinde açılır; idari gözetime itiraz ise Kocaeli nöbetçi sulh ceza hâkimliğine yapılır. İki başvuru iki ayrı ilde yürür. Kadıköy, Ataşehir veya Ümraniye'de yakalanan bir yabancı bakımından da belirleyici olan, kararı veren valilik ile kişinin sevk edildiği merkezin hangi illerde bulunduğudur.
Avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayanlar için YUKK m. 57/7 ayrı bir hüküm öngörür: idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır. Bu hüküm, sınır dışı kararına ilişkin m. 81'den bağımsızdır; iki işlem için ayrı ayrı talepte bulunulabilir.
Sulh ceza hâkiminin kararı kesin olduğundan olağan kanun yolları bu kararla tükenmiş sayılır. İdari gözetim kişi hürriyetine yönelik bir tedbir olduğundan, Anayasa m. 19'da düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yönünden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. 6216 sayılı Kanun m. 47/5 uyarınca başvuru süresi, olağan kanun yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gündür.
Sınır dışı etme kararının kendisine karşı açılacak dava, yedi günlük süre ve dava açıldığının valiliğe bildirilmesi yükümlülüğü için Sınır Dışı (Deport) Kararına İtiraz: Yedi Günlük Süre yazımızı, ikamet izni, çalışma izni ve vatandaşlık başvurularına ilişkin süreçlerin tamamı için Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Dava süreçleri ve hukuki danışmanlık talepleriniz için iletişim formumuz üzerinden bilgi iletebilir veya Kadıköy'deki büromuzdan randevu oluşturabilirsiniz.
Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.